Sanayi Sitesini Rant Kapısı Görmek
Yazarlar // 12 Ocak 2021 Salı 16:59

Ragıp GÖKER

Kooperatif; yardımlaşma ve dayanışmayı esas alan bir ticaret şirketidir. “Birlikte iş yapmak” olarak da tarif edilen kooperatifçilik, geniş anlamda ekonomik işbirliği şekli olup, ortak amaçlara ulaşmak isteyen bireylerce oluşturulan bir örgütlenme modelidir.

Sözlüklerde de, ders kitaplarında da böyle tarif ediliyor kooperatifçilik.

Kooperatif aracılığıyla kurulmayanlar olsa bile, ülkemizdeki küçük sanayi sitelerinin tamamına yakını bir yapı kooperatifi tarafından oluşturulmuştur.

Gülsan Sanayi Sitesi de, bunlardan biridir.

Şehrin içinde kaldı biliyorsunuz.

Ki;

Nicedir kaldırılması düşünülüyor.

Gülsan Sanayi Sitesi için yapı kooperatifinin kurulduğu 70’li yıllarda Günaydın Gazetesi Samsun Bürosunda çalışıyordum, bu nedenle o siteyi kuran ekibin heyecanına yakından tanığım.

Şehirleşmelerde geleceği görememek gibi bir eksiğimiz olduğu biliniyor.

Samsun’u geçmişte yöneten siyasetçiler de, şehrin bu kadar büyüyeceğini hesap edemediler maalesef.

Derken Gülsan sanayi sitesi de, şehrin ortasında kaldı

Bu nedenle şehrin dışına taşınması isteniyor.

Ve fakat.

Bu planı kabul edenler kadar, karşı çıkanlar da var.

Esnaf da ikiye bölünmüş durumda.

Buna rağmen, sanayinin taşınmasına taraf olanlarında, karşı çıkanların da ‘’madem taşıyacaksınız, esnafı mağdur etmeden yapın bunu’’gibi ortak bir görüşte birleştikleri anlaşılıyor.

Karara direnenlere rağmen, Gülsan Sanayi Sitesinin şehir dışında bir yere taşınacağı anlaşılıyor.

Gülsan Sanayi Sitesinde faaliyet gösteren birçok esnaf tarafından oluşturulan bir kooperatif aracılığıyla Toybelen’de yeni bir sanayi sitesi yaptırılıyor.

Sanayi esnafına sorulsa bulundukları yerde kalmayı isterdi elbette ama hemen hemen tamamında‘’madem taşınacağız, bari bize bir dükkan verin’’ dibi bir beklenti oluştu.

Ve fakat

Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan bir kararla, yeni sitede işyeri sahibi olacaklarda, kooperatif üyesi olma koşulu aranmayacak olması herkesi şaşırttı.

Kirazlık’ta kurulan üç sanayi sitesindeki dükkanların çoğu yılarca boş kalmıştı.

‘’Neden acaba?’’ diye soran oldu mu merak ediyorum.

O bölgede dükkan alanların çoğu esnaf değildi çünkü.

Dükkanların çoğu, yurt dışında çalışan işçilere satılmıştı.

Kirazlık’ta dükkan sahibi olanlar, kira geliri elde etmeyi planlamışlardı.

Rant elde etmekti amaç yani.

Gülsan’da işyerlerini kaybedecek esnafların Toybelen’den dükkan sahibi olma hayallerini yok edecek tehlike de budur.

Korkarım ki; Gülsan esnafı da ranta kurban gidecek.

Yazıktır.

Günahtır.

Yapmayın bunu.

Biz böyle diyoruz ama korkarım yapacaklar.

Kendilerini de şöyle savunacaklardır.

Kooperatif üyesi olacak esnaflardan, bakanlığa borcu olmaması koşulu aranıyor biliyorsunuz.

Ve yine biliyoruz ki, borcu olmayan esnaf da yok.

 

ÖRGÜTLÜ TOPLUM İSTENMİYOR

Kooperatifçilik, örgütlü toplumu oluşturmanın en basit yoludur.

Bu kapsamda, bir ülkedeki sosyal, siyasal ve kültürel değerlerin gelişmesine katkıda

bulunan kooperatifler demokratik hakların kazanımı yanında, bilinçli ve örgütlü bir toplumun oluşumunda da önemli bir işlev yerine getirmektedirler.

Kooperatifler aynı zamanda bir girişimcilik okuludur.

Kooperatifler, ülke ekonomileri için günümüzün en etkili kalkınma araçlarından biri olarak görülmektedir. Bu aracın etkili bir şekilde ele alınıp kullanılması halinde ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağı açıktır. ABD, AB ve Japonya gibi gelişmiş ekonomilerde çok yaygın ve etkin bir şekilde kooperatifler faaliyet göstermektedir.

Örgütlü toplumdan korkanlar var hala maalesef.

Kapitalizmin beşiği sayılan ABD’de de yaygın olsa bile, kooperatifçiliği hala komünizm icadı olarak görenler de var ne yazık ki.

70’li yıllarda kooperatifler bakanlığı vardı.

Cuntacıların şekillendirdiği 80 sonrasının Türkiye’sinde böyle bir bakanlığa ihtiyaç duyulmamasının nedenini soran birileri kaldı mı onu da bilmiyorum.