Samsun’un Önder’ine Duyduğu Özlem
Yazarlar // 02 Kasım 2019 Cumartesi 21:37

Ragıp GÖKER

Ahmet Sarı’nın, Sosyal paylaşım sitesindeki kişisel hesabından Muzaffer Önder’i kaybettiğimize dair paylaşımı gördüğümde, Cemal Sürreyya’nın dilimize pelesenk olmuş o bilindik dizeleri düştü aklıma ve ben de bir anda ‘’hayat kısa/ kuşlar uçuyor’’ diye mırıldandım. Biz ölümlüler yaşarken farkına varamıyoruz ama zaman su gibi akıp gidiyor sahiden. Kaybedeli 14 yıl olmuş ama O’nu çok özlüyorum hala. Benim kişisel düşüncem elbette ama Muzaffer Abi gibi bir lidere Samsun’un ne kadar ihtiyacı olduğunu da anladım. Halk adamıydı Rahmetli. Siyaseti de halk için yapardı. Birçok belediye tarafından halk otobüslerinin özelleştirildiği dönemde, ‘’Siz neden özelleştirmiyorsunuz?’’ diye sorma gafletinde bulunmuştum bir defasında. ‘’Ben yönetiyorum ama bu belediye Samsun halkının, otobüslerde onların malı’’ diye cevaplamıştı bu sorumu. Ve sonra da eklemişti. ‘’Fakir fukara da biniyor o otobüslere, Parası olmayanı biz otobüslerden indirmeyiz ama özelleşince bunu engelleyemeyiz’’ demişti. Zira 65 Yaş üstü uygulaması yoktu henüz o yıllarda. Büyükşehir de, İlkadım, Canik ve Atakum’dan ibaretti sadece. Tekkeköy bile Büyükşehir sınırları içinde değildi henüz. Rahmetli bu nedenle Samsun’un sanayileşmesine de katkı veremeden tamamladı görev süresini. Halka rağmen, halk için siyaset yapılmayacağını bilirdi. Karar verirken, o halk deyimindeki gibi kılı, kırk yarardı. Belediyenin parasını harcarken çok dikkatliydi. Yusuf Ziya Yılmaz’a görevi devrederken, belediyenin kasası para doluydu. Şehir merkezinin altyapı çalışmaları da tamamlanmışken üstelik kasada para bırakmıştı. Umur görmüştü çünkü. Aksi de düşünülemezdi bu nedenle. Günümüzde Samsun’un dağlarında siyanürle altın aranıyor, ovalarına termik santral kuruluyor ya. Muzaffer Önder, günümüzün Büyükşehir Belediye Başkanı olsa idi adım gibi eminim, o kirli yatırımlar Samsun’un gündemine bile gelmezdi. Mobil santraller, o görevi bıraktıktan sonra çağırıldı Samsun’a biliyorsunuz. Şimdi de Çarşamba ovasına termik santraller yapılıyor. ‘’Biyokütle enerji santrali’’ diyorlar ya. Lafı eğip bükmeye hiç gerek, bal gibi termik santraldir o da. Terme’deki doğal gaz santralinin bile bu kurulacak olanlardan daha temiz olduğuna inanıyorum. Kendimi tekrar gibi olacak ama tarlalardaki atıklar ile ağaç köklerin yakılacağı söylense de, sonuç itibariyle bir şeyleri yakılarak o ısının gücüyle oluşacak buharla döndürülecek tribünler. Termik santrallerde elektrik üretmenin başka bir yolu yok çünkü. Kullanılan su da kirlenecek haliyle. Ayrıca kül ve duman da çıkacak açığa. Dedim ya Muzaffer Önder döneminde ‘’Yatırım yapacağım’’ diyen her önüne gelen Samsun’un topraklarına santral konduramazdı. Kirli yatırım olmasa bile, Samsun’un topraklarına yapılacak bir yatırımı halkın yararına olmadığını düşünerek geri çevirdiğine tanığım Rahmetlinin. Daha önce de yazdım sanırım. Koç Gurubu Doğu Park alanının düzenlemesine talip olmuştu. Gurubun bunun için hazırlattığı bilgisayar çıktılarını (Render) göstermişti ve ‘’Samsun’a bir AVM’’ kazandırmak istiyorlar’’ demişti bir defasında. Heyecanlanmış ve ‘’Ne güzel Abi ‘’ demiştim. ‘’Ama kendileri için bir de 18 katlı otel yapmak istiyorlar’’ diye cevap vermişti bana. Koç’un rekreasyon teklifin geri çevirmişti Rahmetli. Batı Park’ı, halkın ortak kullanım alanı olarak düşünüyordu. Ayrıca Samsun esnafı henüz AVM’ye hazır olmadığını, AVM’lerin küçük esnafı batıracağına inanıyordu. Şimdilerde AVM zengini bir şehir olduk ama mahalle aralarında bakkal da kalmadı, küçük esnaf da. Muzaffer Önder, Samsun’un önderiydi sahiden. O’nu çok özlüyorum. Işıklarda uyusun İnşallah.