Samsun'un Havasını Kirletenler
Yazarlar // 29 Mart 2019 Cuma 02:24

Ragıp GÖKER

H.HALK’ın manşetlerinin yanı sıra, bu köşede yazılanları takip edenler,  Gelemen’deki mobil santrallerin yanı sıra, Terme’de kurulması istenen termik santralle ilgili yazılanları hatırlayacaktır.

Gelemen’de, mobil santralin kurulmasına izin verenler ve kurup işletenler,  işi kılıfına uydurmuşlardı.

Bu konudaki mücadelemiz sırasında haber ve yorumlarımızla, mobil santrallerin bir süreliğine olsa bile çalışmasını engellesek de, sonuçta mızrağı bile çuvala sığdırma konusundaki maharetli ve bir o kadar da kudretli ağababalar karşısında yenildiğimizi kabul etmek zorundayım.

O iki mobil santralden biri, iki yıl önce pılını, pırtısını toplayıp uzaklara taşındı ama biri hala bacasından duman salmaya devam ediyor.

Azot ve bakır fabrikalarının bahçesinde olimpik bir stadyum ve spor salonu da yaptık.

Maçlara gidenler bilir, Samsunspor, her maç öncesi koltukları temizletiyor da, bacalardan sızan kirliliğin yaptığı etkiyi görmüyor insanlar.

Terme’de de, kömürle çalışan santral kurmak istedi birileri.

‘’Terme ve kömür ne alaka’’ demeyin.

Terme topraklarının altında kömür yatakları yok ama ilçenin sahilinde termik santral kurmak isteyenler, taa Güney Amerika’dan kömür getirmeyi planlıyorlardı.

Mobil santrallerin yanı sıra, azot ve bakır’ın püskürttüğü gazlar ve kömür yakan binaların bacaları havamızı kirletmeye devam etse de, Terme’nin ‘Beyaz Çemberli Bacıları’ ile bizim haber ve yorumlarımız sayesinde, en azından termik santral bacalarıyla zehirlenmekten kurtulduk.

Şimdilik elbette.

Sonra ne olur bilemem.

Samsun enerji hattı üzerinde.

Öyle kabul edilmiş bir kere.

Bu şehir enerji hattında kabul ediliyor ama kimsenin aklına temiz enerji gelmiyor.

Rus doğal gazı, ülkemize Samsun’dan dağılıyor biliyorsunuz.

Mavi Akım’la gelen doğal gaz sayesinde yeni binalar, doğal gazla ısınıyor.

Ama yapılışı 15 yıldan daha eski olan binalardaki ısınma sistemi hala kömürle çalışıyor.

Yukarıdaki fotoğraftaki görüntü, iki gün önce, İlkadım’daki Gülsüm Sami Kefeli Ortaokulu’nun 20 metre uzağındaki bir binanın bacasına ait.

Ağzı süt kokan bebeler zehirleniyormuş.

Ne gam.

Daha da ilginç olan şudur:

Bu binanın bacasından çıkan kömür tozunu, 500 metre uzaktaki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ilgili ve yetkili kişileri de soluyor.

Bunu bile umursamıyor muhteremler.

Benzer bir fotoğrafı geçen yıl sosyal paylaşım sitelerinde paylaştığımda, bir arkadaşım tarafından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün yanı sıra, bakanlık nezdinde de şikayet konusu yapıldığını biliyorum üstelik.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, konuyla İlkadım Belediyesi’nin ilgilendiğini, Belediye de, sorumluluğun il müdürlüğüne ait olduğunu söylüyor.

Buna rağmen çocuklarımızın zehir solumasına seyirci kalınıyor ya, buna çok şaşırıyorum.

İki gün sonra şehirlerimize belediye başkanları seçeceğiz.

O oy pusulasına mührü basarken, bu konuda hassasiyeti olanları dikkate alacağınızı sanıyorum.

İnşallah yanılmam.