Samsun'un Dağlarında da Çiçekler Açmayacak
Yazarlar // 31 Ağustos 2019 Cumartesi 22:28

Ragıp GÖKER

Bir Türk vatandaşı bir gömü, yani bir küp altın bulsa.

Devlet yakasına yapışır.

‘’Yarısı benim’’ der.

Vatandaş kendisine kalan bölümün de ayrıca vergisini öder.

Ve fakat.

Kaz dağlarında altın arayan Kanadalılar için uygulamanın biraz farklı olduğunu anladık.

Ormanları yok ederek, dağları kel bıraktıkları yetmezmiş gibi, madeni topraktan ayrıştırırken kullanılan siyanür nedeniyle yeraltı sularımızı da kirleteceği anlaşılan Kanadalılar, çıkardıkları altının ancak yüzde dördünü yüzde dördünü ülkemizde bırakıyormuş.

İzinler verilirken, anlaşmanın böyle yapıldığı iddia ediliyor nicedir.

Bakanlıktan aksini iddia eden bir açıklama da gelmedi bugüne kadar.

Kaz dağlarındaki Kanadalıdan sonra, bir başka Kanadalı da, Samsun’un Havza ve Kavak’taki dağları deşecekmiş.

Kanadalı Eldarado Gold’un kurduğu Tüprak Madencilik adlı firmaya, Kavak ve Havza’nın dağlarında toplamda 120 milyon metrekare alandaki 6 noktada altın arama izni verilmiş.

Samsun’un ‘Direnen Kadın’ olarak tanıdığı Av. Melike Özman’ın, CİMER’e yaptığı başvuru sayesinde, Kanadalıya önemli bir ayrıcılık daha tanındığını öğrendik.

Madeni ararken ağaçları kesip, dağları da yerle bir edecek olan Kanadalıya ÇED raporu konusunda da kolaylık sağlanmış.

Kanadalıya ÇED raporunu üretim aşamasında alabileceği söylenmiş.

Doğrudan söyleyememişler ama ‘’Ağaçlarımızı keserek, akciğerlerimizi yok edebilirsin’’ diye başka türlü nasıl söylenirdi ben de bilemedim doğrusu.

Doğa ve dolayısıyla çevredekilerin yaşamını olumlu ve olumsuz etkileyeceği muhtemel bu gibi uygulamalar için izin verilirken, Kısa adı (ÇED) olan Çevresel Etki Değerlendirme Raporu almak zorunludur.

ÇED toplantıları kapalı kapılar ardında, gizli kapaklı da yapılamaz.

Toplantı, şirketin temsilcileri, ilgili kamu kuruluşlarının temsilcilerinin yanı sıra çevrede yaşayan halka da açıktır.

Maden mi aranacak.

Ne kadar ağaç kesileceğini, ne kadar toprak alınacağını çevrede yaşayanların da bilmesi isteniyor.

Misal altın madeni mi kurulacak bir yerde.

Siyanür kullanılacak mı?

Ki; altını topraktan ayrıştırmanın bilinen en etkili yöntemi siyanür kullanmaktır.

Siyanür zehirdir biliyorsunuz.

Bir gramı bile bir insanı anında öldürmeye yeter.

Bir Kanadalı, Havza ve kavak’ın dağlarında ağaçları kesecek, toprağı kaldıracak.

O dağlarda bir daha asla çiçek açmayacak yani.

Siyanür yer altı sularına da karışırsa maazallah, böyle bir ihtimal her zaman var çünkü.

Börtü böceğin yanı sıra, adına türküler yaktığımız dağ ceylanları, keçiler, tavşanlar için de yaşam son bulacak.

Ve en kötüsü de insan yaşamı olumsuz etkilenecek.

Buna rağmen, Kanadalı ÇED raporunu üretime geçtikten sonra alacak.

O Atasözünde söylendiği gibi ‘Sav, savlanacak, deli evlenecek’ yani öylemi.

Kim için.

Ve ne için.

Neye göre verildi o karar anlayamıyorum.