Samsun'u ve Samsunspor'u Sevmek
Yazarlar // 15 Ocak 2019 Salı 22:21

Ragıp GÖKER

Türk futboluna dört gol kralı armağan etmiş bir şehrin takımı, topu üç direğin arasına gönderebilecek bir oyuncu bulamadığı için gerçekte adı üçüncü lig olan bu kümeye düştü.

Kapısına kilit vurulacakken, yürekli iki adam çıktı ve Samsun’un gözbebeği kulübü, tarihin karanlık sayfalarına itilmekten kurtardı.

O duruma neden gelindi?

Sebep ve sonuç ilişkisini analiz etmeden, bu soruya cevap bulamayız.

Bu sonucu oluşturan türlü sebeplerden söz edebiliriz ama en önemli neden, öz kaynaklarımızdan uzaklaşmaktır.

Samsun’da futbol alt yapısı çökmüştür.

Nicedir bu iddiayı dillendiriyorum biliyorsunuz.

Bu sütunlarda buna dair dizi yazım bile yayınlandı.

Günümüzün koşullarında, kartvizitinde ‘Avrupa gol Kralı’ yazan Tanju Çolak özelinde bir oyuncu çıkarabilir miyiz?

Hiç sanmıyorum.

Oysa yetenekli teknik adamlarımız var.

Öyleyse ne eksik?

Yavuz Şimşek, Kemal Dikmen, Hayri Kol, Şendoğan Çakmaker, Cazip Sezer, Hasan Şengün (Dobi), Hakkı Byrak, Şeytan Metin, rahmetli olmuş Çolak Sebahattin ve Çolak Ömer’in ve dahi daha nicelerinin yetiştiği kumluk gibi bir alanımız yok mesela.

Kireçtepe ve Koren Bahçesi gibi futbol atölyelerine onar katlı beton yığınlarını diktik.

Adnan Kuş, ince çalım atmayı nerede öğrendi sanıyorsunuz.

Kireçtepe yamaçlarında ve Hristiyan mezarlığının dar aralarında oynarken top kontrolünü yapmak ne kadar zorsa, onu becerebilenler de futbol cambazı oluyordu zaten.

Yolspor eski Yolspor mu sizce.

Ya da Fenergençlik.

Halı sahalarda oynamaya mahkum ettiğimiz gençler arasından yıldız yetiştirmeyi bekliyorsanız, unutun.

Olmadığı anlaşılmıştır.

Kadıköyspor’u örnek verenler var ama ben de o vakit ‘’Son on yılda Samsunspor’a kaç oyuncu verdi ve bunların hangisinden yıldız çıktı?’’ diye sorarım

Buna rağmen yinede ‘’İyi ki Kadıköyspor gibi bir örnek de var’’ diye düşünürüm ancak, örneklerin çoğalması lazım ki, Kadıköyspor’da yalnız olmadığını düşünsün ve kaynaklarını kullandığı Samsun şehrine borçlu olduğunu hatırlasın.

Samsun futbol şehridir.

Eski günlerindeki ‘futbolcu fabrikası’ unvanını kazanmak için iyi bir şans yakaladı.

Futbolu bilen İsmail Uyanık gibi başkanı ve kulübü bataktan kurtarmak adına elini taşın altına koymuş Yüksel Yıldırım gibi bir işadamı var.

Futbol dünyasındaki durumun ‘’Böyle gelmiş ama böyle gitmez’’ diyen ve günümüzün transfer harcamalarıyla bütün kulüplerin batacağına inanmış Samsunspor’un Başkanı nicedir, Samsunspor’un özüne yatırım yapması gerektiğini söylüyor.

Altyapıya yani.

Kumluk nasıl, geçmişimizin o yıldızlarını yetiştirdiyse, Petrol Ofis’inin arkasındaki alanda kurulacak altyapı tesisleri de o görevi yapacaktır.

Ama H.HALK’ın  dünkü manşetinden örendiğimize göre, Samsun’da birileri buna taş koyuyormuş.

Kimdir bilmiyorum.

O alanın Samsunspor’a verilmesini engelleyecek güçte olduğuna göre, hem kartvizitinde yazılanlar, hem de cüzdanındakiler kabarık olmalı.

Ama şunu bilir şunu söylerim:

İster siyasetçi, ister İşinsanı olsun kimse Samsun halkının tamamından daha büyük ve güçlü değildir.

Samsun demek Samsunspor demektir.

Samsun’u ve Samsunspor’u sevenler de, engel tanımaz bilesiniz.