Samsunspor Düştü, Kına Yakın!
Yazarlar // 29 Nisan 2018 Pazar 23:14

Ragıp GÖKER

Başta şehrin siyasetçileri.. Ve dahi anlı şanlı işadamları. Sonra eyyamcı spor basını.. En sonunda da, Samsunlu olduklarını söylemelerine rağmen,Samsunspor'u değil de dört büyüklerden birini tutan ama şimdi bu duruma üzüldüğünü söyleyenler.. Samsunspor düştü.. Kına yakın gayri.. Sizi de unuttuğumu sanmayın kayyumcular.. ‘’kayyum gelsin’’ demiştiniz.. İşte geldi kayyum.. Hep beraber gördük, ebemizin örekesini.. Yanlış anlamayın sakın, kayyum heyetine bir sözüm yok, atanma biçimleri ve seçilenler tartışılabilir ama her biri atanmış yöneticilerdi, yetkileri de sınırlıydı. Ellerinden geleni de yaptılar Allah için.. Kayyuma kalmış bir kulübün takımının başına ne gelecekse, bu sonuç onun bir tezahürüdür aslında.. ‘’Yapmayın, kayyum istemeyin ve bu sonuca sebep olmayın’’ dedik... Dinletemedik.. Düşmek.. Beklenen bir sonuçtu ama kaderimiz edildi asla.. Perşembe’nin gelişi, Çarşamba’dan belli gibi bir durumdu aslında.. Bunun olacağı, 6 yıl önce anlaşılmıştı. Kazım Yılmaz, takımı küme düşmüş kulübü, arkasına bile bakmadan giderken, alacaklarını da döviz cinsinden temlike bağlayınca, kulübün mali yapısında koca bir delik oluşmuştu. Bu şehrin valisinden siyasetçisine herkes, Kazım Yılmaz’a ‘’alacaklarını ertele’’ diyerek çağrıda bulunurken adeta yalvardı. Bu gazetenin sayfalarında ‘’Samsunspor düşerken’’ başlığıyla 4 gün süren yazı dizisi boyunca temlikler ertelenmezse, olacakları anlatmaya çalışanlar arasında bu fakir de vardı. Olmadı dinletemedik. Aradan yıllar geçti ama Samsunspor’un Kazım Yılmaz’a borcu bir türlü bitmedi. Borç döviz cinsinden olunca da, azalmadı, aksine sürekli arttı. ‘’Vereceğiz de, Kazım’a mı gitsin’’ diyenler çoğalınca da, kulübe şehirden yapılan para akışı kesildi. Zamanın Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın desteğiyle, sonraları Sivasspor’a sattığımız Hakan Aslan’dan başka oyuncusu kalmamış, Samsunspor’a yeniden kurduğu takımı, önce lig’de tutan, sonra da, iki kere Play Off oynatan Emin Kar’ın, bu takım için yarısını feda ettiği yorgun bedeni daha fazla dayanamadı. O’nu bile küstürdük. Borç yükü, iki şeye muhtaç etti bizi. Biri Erkut Tutu idi. Bir diğeri de siyasetçinin himmeti. Siyaset kurumu her zaman ona muhtaç kalmamızı istedi. Çuval dolusu para akıtıldı ama sorunun o an için yettiğince para vererek çözüleceği yanılgısı ise, siyasetin yanlışıydı. Bu arada, Erkut Tutu, ‘’69 Milyon deldi’’ diyor ama Kayyum Başkanı Ahmet Güral Karayılmaz ise, üç yıl içinde kulübe giren paranın 89 milyon olduğunu söylüyor. 20 milyon buhar olmadıysa, biri bunun hesabını vermeli. Hesap demişken.. Sahi kim hesap soracak? Takım düştü. Bir daha oradan çıkmaz. 55 milyonu aşan borç varken ve artık kulübe para da gelmeyeceği biliniyorken, bir başkan ve yönetici bulunması da mümkün değil. Samsunspor, asla eskisi gibi olmayacak artık. Kapıya kilit vurulacak yani. ‘’Bunca para nereye harcandı, nasıl yönettiniz de bu kulübü batırdınız?’’ diye sorulmayacak mı birilerine.. Unutmadan.. Kazım Yılmaz, Erkut Tutu ve diğerleri, alacaklıymışlar… Ne bulup alacaklarsa…