Samsun'da Sanayi
Yazarlar // 23 Temmuz 2018 Pazartesi 03:35

Ragıp GÖKER

Samsun’da güçlü bir sanayi yapısı var mı?

Bu soruya çok uzun süredir cevap aranıyor.

Sanayi kuruluşları yok değil elbette.

Ama bir Kocaeli, Adana, Gaziantep, Kayseri ve hatta Eskişehir özelinde bir sanayi yapımız yok.

Sanayinin olduğu yerde istihdam olur çünkü.

Ayrıca ihracat olur.

Günümüzde Samsun’da sanayi, şehrin istihdamını karşılayamadığı gibi, ihracat rakamı da artmıyor.

Hüseyin Aksoy’un Vali olduğu dönemde sonradan 1 milyar dolar olarak revize edilse de, 5 milyar dolarlık ihracat hedefi konmuştu.

Bırakın bir milyar doları, yarım milyar dolara bile ulaşamayacağımızı kısa sürede anladık.

Şehrin istihdamını ise kafe ve restoran gibi hizmet sektörü karşılıyor hala.

Samsun OSB’deki 52 fabrikayı Samsun’da sanayi var diye söylerseniz, Gebze de 17 OSB olduğunu öğrenince fena halde üzülürsünüz zira.

Gaziantep’te de 6 OSB var.

Kayseri’deki tek OSB’de 900’e yakın fabrika olduğunu söylersem de fena halde canınız sıkılır.

İSO’nun her yıl açıkladığı bin büyük sanayi kuruluşu arasına giren firmalarımız var elbette ama bu firmaların başarısını örnek göstererek, Samsun’da sanayi var diye düşünmesin kimse.

Ki, bu konuya dair geçen hafta içersinde ‘’Samsun’un gururu olan firmalar’’ başlığıyla yazı kaleme almıştım.

Bu yazıma gelen yorumlar arasında İnşaat Yüksek Mühendisi Hasan Koç’un yorumunu sizinle paylaşmak isterim.

Şöyle ki:

Samsunda Adeka hariç diğerleri gerçekte ticari kuruluş durumunda;

Sanayi kuruluşu olarak Adeka;benim bildiğim kadarı ile 1950 li yıllarda rahmetli Ecz.Kamuran Akay, Ecz.Erkal Köktener, Y.Mimar Hikmet Danışman’la birlikte 6 kişi tarafından özgün ilaç üretimi yapmak için Tütün deposunda faaliyete geçmişlerdir. Daha sonraki kuşak ürün portföyü geliştirmeden çok satın alınan makinelerde gelişim sağlayabilmiştir. Halen kurulduğu çok dar mekanda çalışmaktadır.

Tarım organize sanayi bölgesinde sanayi konseptine uygun bir tesis yerine, daha çok depolamaya uygun hangarlar yapılmıştır.

Gerçekte bu gün Samsun gelişmelere açık bir kent (hatta Karadeniz Bölgesi) olsayı, Adeka’ya 150 dönüm sahada bir tesis yakışırdı.

Gerçekte diğerlerinin hiç birisi sanayi kuruluşu niteliğinde değiller, çünkü özgün teknolojileri ve geliştirme alt yapıları , gerek genel ülkemiz dokusu ( paylaşılabilen öngörülebilen ve sürdürülebilen) gerekse yerel yaklaşımlar bilimsel ve teknik gelişmeleri sabit fikir ve önyargı bakımından etkin olarak engellemektedir. Bunun sıkıntısını ben de yaşıyorum. Toplumsal önyargı, sabit fikir cehaletinde kurtulup bireysel düşünce özgürlüğüne ulaşamadığı sürece meslek kurumları birer çete olur, rant ekonomisi etkin olur. Bu durumda daha; sanayi yerleşim alan boyutları, yapıları vb bina mantığı ile planlanan ve dar geldiği için sundurmalar ( mecbur oldukları için) ile birer gecekondu sanayisi görünümündedir.

Samsun ve Karadeniz Bölgesi sanayi, endüstri gibi kavramların ne ifade ettiğini bile algılayacak durumda olmayan, bir bakıma bir hangar, birkaç makine ile atölye düzeyinde kalan durumundadır.

Bir il ve bölgede sanayi makro ve 50,100yıllıkprojeksiyonlara göre planlanır. Sanayileşmede, üç temel kriter esas olmalıdır, Teknoloji (Arge ile sürekli geliştirilebilen) çağdaş üretim teknikleri ve standardizasyon ve tasarım, pazarlama.

Yatırım içinde; öngörülebilirlik, sürdürülebilirlik ve fizibıl olmalıdır. Bu kadar cahil politikacılar yüzünden sık ekonomik krizlerde atölye düzeyinde bile olsa bütün üreticilerin Allah yardımcısı olsun.

Endüstri 4.0 için saman alevi gibi bireysel sıçramalar dışında mümkün görülmemektedir. Çünkü bilim ve teknoloji dibe vurmuş. Devlet destek olarak parayı düşünmekte, oysa gölge etmesin yeter gerçek sanayiciye.