Samsun'da Her Üç Kişiden Biri İcralık
Yazarlar // 06 Aralık 2019 Cuma 22:20

Ragıp GÖKER

İsmail Akduman’ın Sözcü’deki haberine göre, Samsun’da her üç kişiden biri icralık olmuş.

Şaşırdım mı..!

Hayır.

Bu durum.

Dürüm-Döner ekonomisinin bir sonucudur zira.

Gelir kaynaklarını dürüm döner ve cep telefonu gelirine bağlamış üretmeyen bir şehirden fazla bir şey beklememek lazım.

Bunu söylerken bazı kişilerin, ‘’İyi de, bir taraftan ‘Samsun üretmiyor’ diyorsunuz, bir taraftan da yeni sanayi alanlarının açılmasına karşı çıkıyorsunuz, bu ne pehriz, bu ne lahana turşusu’’ diye mırıldandığını duyar gibiyim.

Böyle düşünenler, görece haklıdırlar.

Ve fakat

Şahsen ben, yeni sanayi alanlarının açılmasına karşı değilim.

‘’Bunu neden ülkemin en önemli ovalarından birinde yapıyorsunuz’’ diyorum.

Arada büyük fark var.

Yeri gelmişken şunu da söylemek isterim.

Türkiye’de özellikle organize sanayi bölgelerinin oluşması da yanlış aslında.

OSB’ler, ülkemizde Sanayi ve Bakanlığı’nın denetiminde kuruluyor, il ve ilçelerde bunun için de müteşebbis heyetler oluşturuluyor.

Heyetlere illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar başkanlık ediyor ama kararlar genellikle vali ve kaymakamların vekil tayin ettikleri Ticaret ve Sanayi Odalarının başkanlarının inisiyatifine göre alınıyor.

Konuya yüzeysel bakınca, doğrusunun bu olduğu anlaşılıyor ama bu uygulama da çoğu yerde arsa spekülasyonu yapıldığına dair şikayetlerin artmasına neden oluyor.

Misal, 70’li yılların sonunda kurulmaya başlan ve ancak yeni tamamlanan Kirazlık’daki Samsun OSB, için bu türden şikayetler geçmişte çok işitilmişti.

Keza benzer şikayetleri Gıda OSB için de dinlemiyor değiliz.

Demem o ki.

Bu kurgu yanlış.

Bakanlık da bunun farkında sanırım.

Sanayi Bölgeleri yerine Endüstri Bölgeleri kuruyor.

Endüstri Bölgeleri ile ‘Endüstriyel Belge’ de denilen Sanayi Bölgeleri arasındaki en önemli fark.

Endüstri Bölgelerinde mülkiyet hakkı olmamasıdır.

Devlet, müteşebbislerin mülkiyet hakkı olmayınca arsa spekülasyonu gibi şikayetlerin de gelmeyeceğini düşünüyor anlaşılan.

Endüstri Bölgeleri ülkemizde ilk etapta Bursa, İstanbul, Mardin, Balıkesir ve İzmir olmak üzere altı ilde oluşturuldu.

Samsun TSO yönetimi, nedense Endüstri Bölgeleri kavramı pek sıcak bakmadı. Samsun daha çok endsütriyel bölge üzerinde duruldu.

Yeri konusunda hala tartışmaların yapıldığı Kirazlık’daki merkez OSB’de sadece 52 fabrika kurulabildi.

Henüz tamamlanamamış Gıda OSB’de 25 işletme olabilecek.

Kavak, Bafra yeterince yatırım çekemedi maalesef. Havza’da Bekdiğin yakınlarında çok geniş alanda kurulan Havza OSB ise burnunun dibindeki  Merzifon ve Suluova yatırım teşviki aldığı için ilgi görmüyor maalesef.

Havza’nın teşvik istekleri de bizzat Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından ‘’Sistemi bozamayız’’ gerekçesiyle geri çevrilmişti..

Samsun’da bu işe aklı eren herkes, Kirazlık’da sanayi bölgesi kurma kararının yanlış olduğunu söylerken bu yanlış, ovaya sanayi kurmak gibi akla ziyan başka bir yanlışla kapatılmaya çalışılıyor.

Çarşamba ovasını sanayiye açarak, 40 yıldır yapamadığımız sanayi atılımını yapacağımıza inanıyoruz.

Büyük bir yanılgı.

Ovayı da mahvedeceğiz.

Bugüne kadar üretmeyi beceremedik.

Duraklama dönemindeki tarımı da iyiden iyi ye yok ederek, daha da yoksul bir şehir olacağız.

Şu anda bile 1 milyon 300 bin dolayındaki nüfusumuzun üçte biri devletten sosyal yardım alıyor.

Borç yiğidin kamçısıdır anlayışıyla bu şehirde hemen hemen herkes borçlu.

Borcumuzu ödeyebilsek amenna ama üç kişiden biri icralık olmuş.

Nasıl düzelecek bu durum?

Ona da mantıklı bir cevap verilebileceğini sanmıyorum açıkça.