Samsun'da Çivi Doğru Yere mi Çakılıyor?
Yazarlar // 28 Şubat 2017 Salı 08:01

Ragıp GÖKER

Bakanlar Kurulu tarafından, serbest bölgelerle ilgili düzenleme yapıldığına dair haberi okuduğumda Samsun Serbest Bölgesinin yeri ile ilgili tartışmaları hatırladım.
Aralarında bu satırların yazarının da bulunduğu bir gurup, serbest bölgenin havaalanına yakın bir yerde kurulmasını istiyor, ama başta TSO’nun o zamanki Başkanı Rahmetli Adnan Sakoğlu olmak üzere, Samsun’u yönetenler ise, mevcut yerin doğru olduğunu savunuyorlardı.
Rahmetli Sakoğlu’nun dediği oldu sonunda ama şimdi başta Samsun Serbest Bölgesini kuran ve İşleten firma olmak üzere, hiç kimse durumdan memnun değil.
Samsun Serbest Bölgesi, yapımına çok para harcandığı için Türkiye’nin en pahalı serbest bölgesi olmuştur.
Serbest bölgeler, bir dönem için ihracatı artıracağına inanılan yapılanmalar olarak ortaya çıktı ama beklenen etkiyi yapmadı.
İştirakçiler şikayetçi olduğu gibi, son yıllarda firmaların ekonomiye katkıları da azalıyordu.
Türkiye genelinde böyleyse, baştan beri yanlış kurulduğu konusunda görüşlerin yaygın olduğu Samsun Serbest Bölgesindeki durumu söylemeye hiç gerek yok sanırım.
Bakanlar Kurulu bu nedenle geçen hafta yeni bir düzenlemeye gitti.
Serbest bölgeleri canlandırmak için yeni vergi indirimleri ve teşvik düzenlemeleri hayata geçirdi.
‘’Çiviyi doğru yere çakmak lazım’’ deyimi yatırımların doğru yere yapılması gerektiğini anlatmak için söylenir.
Samsun’da çivinin doğru yere çakıldığını söyleyemeyiz maalesef.
OKA Genel Sekreteri Samsun ekonomisini canlandırmak için çalıştıklarını açıklamış.
Acele edilse iyi olur.
Kalkınma ajansları, tek başına ekonomiyi harekete geçirecek yapılar değil elbette ama işletmelere verdikleri destek ‘Can Suyu’ özelliğindedir.
Gazetelerde Samsun’da 5 kişiden birinin icralık olduğuna dair bir haber vardı.
Her gün 3 bin yeni dosyanın açıldığı Samsun’da toplam 221 bin icra dosya üzerinden icra takibi yapılıyor
İcraya düşenlerin büyük bölümünü esnaflar oluşturuyor.
Esnaf batarsa hepimiz batarız.
Kalkınma ajansları, Esnaf Kefalet Kooperatifleri gibi çalışmıyor elbette ama iyi hazırlanan projeleri desteklediklerini biliyoruz.

*  *  *

Adnan Demirel

 

45 yıl önce Babamla birlikte görev yaptıkları YSE'nin kampında tanımıştım Adnan Demirel'i.
Daha çok Baba dostuydu yani.
Hayat bizi farklı taraflara savurdu.
Bir gizli el, O'nun gibi düşünenlerle, düşünmeyenleri bir birine düşman etmişti.
Bir süredir kanser illetiyle boğuşuyordu birkaç gün önce Mehmet Aksoy'a "ziyaretine gidelim demiştim".
Mehmet Hoca ''Yarın gideriz'' deyince o gün gidememiştik.
Dün vefat haberini aldım.
Giderken, ‘’bugünün işini yarına bırakma’’ diyerek bir ders verdi aslında Adnan Abi.
Dağ gibi bir adamdı.
Ki, arkadaşları o nedenle 'Koca Reis' adını vermişlerdi.