Rektör İz Sürmeyiz Ama İzi De Örtmeyiz
Yazarlar // 25 Mayıs 2017 Perşembe 00:12

Ragıp GÖKER

Dün OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç’in basın toplantısındaydık.
Bilgiç Rektör olalı 9 ay 10 gün olmuş.
FETÖ’cülerin darbe girişiminden hemen sonra göreve gelmiş yani.
Rektör buna ‘’tesadüf’’ diyor ama sancı sona ermiş olmalı ki, Rektör basınla buluşmasını ancak dün gerçekleştirebildi.
‘’Açık ve net olacağız, kafamızın arkasında kimsenin bilmediği bir konu olmayacak’’ diye başladığı konuşmasının büyük bir bölümünü, üniversitenin yapısını anlatmak için ayıran Rektör, konuşmasının sonunda sorulara da samimi bir üslupla cevap verdi.
‘’Rektörlüğe paraşütle inmedim, liyakat sorunum da yok’’ diyen Bilgiç, bu nedenle de başarısız olmak gibi bir şansının da bulunmadığını söyledi.
Görev süresince bir daha üniversitede ‘’şu var, bu yok’’ gibi konular konuşmak yerine, Üniversitenin akademik gelişimi ile ilgili bilgi vereceğini ifade eden Bilgiç, bu amaçla ‘Danışma Kurulu’ adı altında bir yapı oluşturulduğunu bildirdi.
Her rektör değişiminde, eski yönetimlerle ilgili iz sürme geleneği oluştuğunu biliyoruz.
Bu nedenle ‘’eski yönetimle ilgili iz sürüp, kusur arayacak mısınız?’’ şeklindeki soruma ‘’iz sürmeyiz ama izi de örtmeyiz’’ derken, ‘’OMÜ’nün kurumsal yapısına ve dolayısıyla devlete zarar verilmiş ise bunu da soruştururuz’’ diyerek cevaplayan Rektör, intikam duyguları içinde olmayacaklarının da altını israrla çizdi.
Rektörü görev süresi boyunca en çok Üniversitedeki FETÖ yapılanması zorlayacaktır.
‘’FETÖ yapılanması konusunda geçmiş yönetimleri sorumlu tutacak mısınız?’’ şeklindeki sorumu da ‘’kişisel önyargılarım dışında, geçmişte bu yapının tehlikeli olduğunu kimse bilmiyordu, devlet de kimseyi sorumlu tutmuyor. Ben de tutmayacağım’’ diyerek cevaplayan Rektör, göreve geldiklerinde 28 olan görevden uzaklaştırılan kişi sayısının 115’e ulaştığını bildirdi
‘’Hiçbir kurumun, nasıl olursa olsun bir yapı tarafından ele geçirilmesini istemem. Böyle yapıları tehlikeli görürüm’’ diyerek FETÖ’cülere müsamahakâr davranmayacaklarını da kaydeden Rektör ‘’ bedeli ne olursa olsun, kimsenin üzerine kasten gitmem. Baskı altında olsam dahi gitmem’’ deyince, bir arkadaşımızın ‘’baskı görüyor musunuz?’’ şeklindeki sorusunu ise  ‘çevre baskısı’ olarak tanımladı.
Rektöre bu konuda baskı yapıldığını ben de düşünmüyorum.
Varsa zaten sıkıntı büyük demektir.
‘Üniversite – Sanayi İşbirliği’ konusunu da sordum Hoca’ya ki, 40 yılı aşan meslek yaşamım boyunca bu konunun çok kere konuşulduğunu işitmiş bir gazeteciyim.
İşbirliği bir türlü gerçekleşmedi.
Rektör de başarısız olduklarını kabul ediyor zaten.
Üniversitenin sanayi ile işbirliği yapması gerektiğinin altını çizen Rektör, işbirliğinin hemen gerçekleşmeyeceğini de biliyor olmakla birlikte, bunun nedenlerine takılmadan adım atacaklarının da altını çizdi.
İşbirliği için üniversitenin kurulduğu günden bu yana sadece 390 bin lira harcandığını ama bunun yeteriz olduğunu belirten Bilgiç, ‘’ işbirliğini geliştirmeliyiz. İlk adım olarak, Teknopark’ın içinde teknoloji transfer ofisi kurduk’’ dedi.
Samsun’da OMÜ’yü güçlendirmek yerine, ikinci bir devlet üniversitesi kurulması yönündeki talepleri doğru bulmadığını da söyleyen Rektör, ‘’YÖK, Anadolu’da kurulacak vakıf üniversiteleri için kolaylık sağlıyor. İkinci bir devlet üniversitesi yerine, İşadamlarımız vakıf üniversitesi kursunlar’’ diye konuştu.
İletişim ve Hukuk Fakültelerinin Çarşamba’da kurulmasını eleştirenleri haklı bulduğunu da bildiren OMÜ Rektörü, buna rağmen önümüzdeki yıldan itibaren tamamen OMÜ’ye geçecek Başarı Üniversitesi yerleşkesine bu iki fakülteyi taşınmayı düşünmediklerini de sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Sait Bilgiç’in, Hüseyin Akan döneminde Rektör Yardımcısı olarak görev yapmış olması nedeniyle yöneticilik deneyimi var. OMÜ gibi 40 bin dolayında nüfusu olan bir yapıyı sevk ve idarede zorlanacak mı bunu zaman gösterecek.
İzleyip göreceğiz.