Reji’nin Kadınları
Yazarlar // 23 Ekim 2019 Çarşamba 12:27

Ragıp GÖKER

Cem Kükey yazdı. Kısa bir süre önce kitapçılardaki raflarda yerini alan Reji’nin Kadınları, Samsunlu Yazar Cem Kükey’in ikinci kitabı. Cem, daha önce, ‘Şimdi Mezarıma Gelebilirim’i yazmıştı. Reji’nin Kadınları’nı henüz okumadım ama şu sıralara Ege şehirlerinde kitabını imzalamakla meşgul Cem Kükey ile henüz yayına vermeden önce konuştuğumuzda kitapta anlatılanlara üç aşağı beş yukarı vakıfım. Ve fakat Ana fikri bilmeme rağmen, bu kitabı okumayacak değilim. İlk fırsatta alıp okuyacağım elbette. Siz de öyle yapın derim. Reji ne demek? Şimdiki kuşağa ait gençlerinin bu konuda fikir sahibi olduğunu düşünmüyorum ama her Türk’ün bu konuyu bilmesi gerektiğine inanırım. Reji, kelime anlamı tekel olan Fransızca bir kelimedir. Osmanlı döneminde kapitülasyonların ve dış borçların artmasıyla Osmanlı’yı bataklığa sürükleyen alacaklı yabancı ülkeler, Osmanlı Devletini bir şekilde borçlandırıyor, ödemeleri sağlaması için de gerek iç işlerine karışıyor, gerekse ekonomisini sömürüyorlardı. Reji İdaresi de böyle kurulmuştu. Türk tütününü onlar alıyor, onlar satıyordu. Kolcuları vardı. Jandarma yetkileriyle donatılmış kolcular, köylülere her türlü zulmü yapıyordu. Reji İdaresinin Samsun’da bir de fabrikası vardı. Bugün Bulvar AVM olarak kullanılan binalar, Reji İdaresinin sigara fabrikası olarak yapılmıştı. Türkiye Cumhuriyeti, Lozan’da tapusunu alınca, Reji gibi kapitülasyon artığı yapılardan kurtulmuş, kendi tütünümüzü kendimiz alıp işleyeceğimiz Tekel İdaresi kurulmuştu. Hoş günümüzde de, Türk tütünü yabancıların kontrolünde ama en azından Reji idaresi gibi bir yapı yok ortada. Reji İdaresi ortadan kalktıktan sonra da, sigara fabrikasında kadınlar çalıştı. Ki; yakın zamana kadar ‘Reji’nin kadınları’ olarak anıldılar. İşçi kadınlar yani. Hani o Alpay’dan dinleyerek dillerimize pelesenk olmuş, ‘Fabrika Kızı’ şarkısında söylendiği gibi, fabrikada tütün sararlardı, sanki kendileri içer gibi. Reji’nin kadınları, Reji’den kurtulmuş olmalarına rağmen, iş ve yaşam koşulları düzelmemişti. Bora Ayanoğlu, Fabrika Kızı’nı sevgiliye değil, Marksizm’e yazıldığını söylüyor ya, Reji’nin Kadınları da tütünle uğraşan köylüler ile fabrika işçilerinin yaşam mücadelesini anlatıyor. Televizyonda belgesel film izler gibi, REJİ’NİN KADINLARINI da aynı keyifle okuyacağınızı tahmin ediyorum.