Referandumun Sonucu
Yazarlar // 18 Nisan 2017 Salı 07:24

Ragıp GÖKER

Referandum sonuçları üzerindeki tartışmanın bir süre daha davam edeceği anlaşılıyor.
Başta CHP olmak üzere ‘Hayır’ cephesi sonuçlara itiraz ediyor.
Özellikle mühürsüz zarflarla ilgili tartışma sürerken, itiraz gerekçelerinin doğru olup olmadığına dair bir tartışmaya girmeyeceğim. Sonuçlara doğrudan etki edecek tek kuruluş olan YSK, sonuçların olduğu gibi kabul edileceğine dair tavrını baştan belli etti zaten.
Bu konudaki tartışmayı hukukçulara bırakarak, sonucu değerlendirmeye devam edelim.
AK Parti, MHP ve BBP’nin desteğiyle yürütülen kampanya’ya rağmen 1 Kasım seçimlerinde elde ettiği başarıyı yakalayamamıştır.
Başta İstanbul, Ankara, Adana ve İzmir olmak üzere 17 Büyükşehirde ‘Hayır’ oylarının önde çıkması, AK Parti’nin üzerinde düşünmesi gereken durumdur.
Seçmen Erdoğan’a ‘Başkanlık’ yolunu açarken, mesaj da vermiştir.
Sonucu çok yönlü okumak mümkün.
İlk akla gelen değerlendirme ‘’oylarımıza seni başkan yaptık ama oradan da indirebiliriz’’ şeklinde olabilir.
İkinci değerlendirmeyi FETÖ ile mücadele üzerinden yapmak da mümkün.
Ordu’nun içindeki FETÖ’cüler darbe girişimi sırasında zaten açığa çıktı.
Polisin içindekileri de bulmak kolaydı.
Seçmen referandum da şöyle bir mesaj da vermiş olabilir bence.
‘’Öğretmene dokunuldu. İşadamları alındı, mal varlıklarına kadar el kondu. Memur devletten, hocalar üniversiteden atıldı. Hatta mahalle manavı da alındı ama partinizde hiç mi FETÖ’cü yok. Siyasete ne zaman dokunacaksınız’’
AK Parti kurmayları referandum sonucunu böyle kabul eder mi bilmem ama Türkiye siyasetini en doğru şekilde okuduğuna inanılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sonucu ‘seçmenin bir uyarısı’ olarak değerlendireceğinden eminim.
Cumhurbaşkanı, önümüzdeki süreçte herkesi kucaklayan bir siyaset izleyecektir.
Çünkü 7 Haziran’dan sonra referandum sonuçları da, AK Parti için bir tür uyarıdır.
Sonucunu değerlendirirken MHP dışında hiçbir partinin kaybettiği söylenemez ama dün çıkan sonuç, ‘Merkez Sağ’ siyasetini de harekete geçirecektir.
Yeni parti kurma hazırlıkları dün itibariyle başlamıştır bile.
Ülke muhalefetinin gelecekte bir zeminde birleşeceğine dair kişisel öngörüme rağmen merkez sağ ilk etapta, Meral Akşener etrafında toplanacaktır.
Bunun da tek koşulu şudur:
Meral Akşener, MHP’ye Genel Başkan olma hevesinden vazgeçmelidir.
Zira Devlet Bahçeli MHP’yi bırakmayacaktır, bıraksa bile MHP’nin yeri bundan böyle siyaset mezarlığı olacaktır.