Otopark Paraları
Yazarlar // 01 Nisan 2016 Cuma 00:00

Ragıp GÖKER

Birkaç gün önce ‘’Parkomat halk yararına mı’’ başlıklı köşe yazımda, ‘’Halkımıza bunun ne faydası var?’’ diye sormuştum.
Yazıda ayrıca, parkomattan gelen paraların nereye harcandığı konusunda halkın bir bilgisi olup olmadığını da merak ederek ‘’Parkomat parasının ne kadarı belediyenin kasasına, ne kadarı şirkete gidiyor?’’ diye de yazmıştım.
Bunun yanı sıra halkımızın, uygulanmakta olan imar yasasına göre altında oto park yapılmadan inşa edilen binalar için müteahhitlerin belediyelere ödedikleri paranın nerelere harcandığını merak edip etmediğini de sormuştum.
Çünkü müteahhitlerden alınan o paraların oto park yapımı için kullanılması gerektiğini biliyorum.
Parkomatları ve Adnan Menderes Bulvarının kenarındaki uygulamaları saymıyorum, Büyükşehir Belediyemizin, Cumhuriyet Meydanının altındakinin dışında yaptırdığı bir oto park gördünüz mü?
Kaldı ki; o oto park hem ücretli hem de Muzaffer Önder’in Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde yaptırılmıştı.
O köşe yazısında olduğu gibi uzun süredir bu konularda yazıyoruz.
Önceki gün TSO Meclisinden ‘’Otopark paraları ne oldu?’’ diye bir itiraz yükselmiş.
TSO meclisin Mart ayı toplantısında gündem dışı söz alan Necati Dündar, bizim üç gün önceki yazımızda sorduklarımızı adeta tekrar ederek ‘’Oto park için alınan paralar nerelere harcanıyor ve biz oda olarak neden bunlara müdahale etmiyoruz’’ diye sormuş.
Samsun’u yönetenlerin dümen suyunda gitmeyi alışkanlık haline getirmiş TSO’nun Muhterem Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Necati Dündar’ın bu sorusuna ‘’Biz o işlere karışmayız, zaten bizi de karıştırmıyorlar’’ diye cevap vermiş.
Ticaret Ve Sanayi Odası, 7 bin 500 dolayındaki üyesi ile Samsun’daki en büyük sivil toplum örgütüdür.
Üyelerinden aldığı güçle, odadan yüksek sesle itirazlar yükseldiğinde, Samsun’da herkes hizaya girer.
Bu şehirde yanlış hiçbir iş yapılamaz.
Necati Dündar’ın ‘’Müdahil olup bu işleri biz yapalım’’ dediğini sanmıyorum.
Duyarlı bir yurttaş olarak, şehirde neler olup bittiğini merak etmiş ve yaptırım gücünü bildiği TSO’nun, olup bitene neden sessiz kaldığını sorgulamak istemiş.
En azından ben öyle anladım
Sivil Toplum Örgütleri bunun için var zaten.
Silah Ruhsatı almak için talip olanlarda vardır muhakkak ama bir insanın 7 bin 500 aktif üyesi olan TSO gibi bir yapıyı yönetmeyi, şehirde olup bitene müdahil olmak için istemesi gerekir diye düşünüyorum.
Böyle düşünenlerin sayısı az maalesef.
Bize de, Necati Dündar gibi duyarlı hemşerilerimizin çoğalmasını dilemek düşüyor galiba.