Normalleşme Sürecinden Beklentiler
Yazarlar // 2 Haziran 2021 Çarşamba 21:31

Ragıp GÖKER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından önceki akşam açıklanan normalleşme sürecine bağlı olarak, lokanta, kafeterya kahvehane ve çay ocakları ile düğün  salonlarının açılmasına izin verildi.

Hayırlı olsun.

Ziyadesiyle memnun olduk.

Bu beladan tez zamanda İnşallah tez zamanda da kurtuluruz.

Ve fakat

Başlayan bu süreçteki normalleşme durumuna da ihtiyatla yaklaşıyorum.

Daha önce de ‘'Yeni normalleşme'' adıyla bir süreç başlatılmıştı biliyorsunuz.

Ne oldu sonra.

Covid patladı.

Ölü sayısı 10'lu rakamlara gerilemişi biliyorsunuz.

Yeni normalleşme süreciyle birlikte gevşetilen önlemlerin sonucunda günlük kayıplarımız 400’lü rakamlara ulaştı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıkladığı veri tablosunda Covid'den kayıplarımızın sayısı dün itibariyle 122'ye gerilemiş.

Buna seviniyoruz.

Sevinelim elbette ama bu bile bir ayda 3 bin 666, yılda da 44 bine yakın kayıp demek oluyor aslında.

Korkunç bir rakam ama aylık 400'lü rakamlardan yine de iyidir çünkü günlük 400 kayıp demek yılda 144 bin kayıp demekti.

Bu illeti yeneceğiz biliyor ve inanıyorum.

Ama 'Temizlik - Maske - Mesafe' gibi temel kurallara uymaya bir süre daha devem edeceğiz.

Sırası gelen de aşısını yaptıracak.

Başka yolu yok.

Sadece kendimizi de düşünmeyeceğiz.

Kurallara uymayarak hiç kimseye zarar vermemeye dikkat edeceğiz.

'Ölen öldü, kalan sağlar bizim' gibi bir anlayışın insan onuruna yakışmayan bir davranış biçimi olduğunu unutmamalıyız.

Bu süreçte tanıdığımız birçok insanı kaybettik.

Kimi insanlar yakınlarını yitirdi.

Ateş düştüğü yeri yakar, hiç kimse yakınlarını bu illete kurban verenler kadar üzülemez.

Kayıplarımızın yanı sıra, bu süreçte insanlar işinden ve aşından da oldular.

Bir yıla yakındır işyerleri kapalı olanlar var.

Kahvehaneler mesela.

Bir yılı aşkın süredir iş yapamadılar.

Lokantalar ve kafeteryalar, paket servisle ayakta kalmaya çalıştılar.

10 kişi çalıştıran, süreci bir kişiyle yürütmek zorunda kaldı.

Kısa çalışma ödeneği gibi bir durum icat edildi.

Asgari ücret zaten insanca, hakça bir düzende yaşamaya yetecek ölçüde değilken, insanlar bunun yarısına razı olmak durumunda kaldılar.

Yeni normalleşmeyle birlikte düğün salonları da açılacakmış.

Sokağa çıkma yasakları saat 22'de başlıyor biliyorsunuz.

Bu durumda düğünlerimizi en geç 21'de bitirmek zorundayız.

Salonlar açılıyor ama yemekli düğünlere hala izin verilmiyor.

Kapalı mekanlarda düğün yapılabilecek ama katılımcı sayıları da sınırlı tutulacağı için açık alanlardaki düğün salonlarına yönlenecek insanlar.

İçki servisi yapılan mekanlar da tam anlamıyla rahatlamayacak.

Servis gece 21'de sona erecek biliyorsunuz.

Bu nedenle akşamcılar bir süre daha sabredecekler.

Ya da, kontrolde yakalanmamak için son kadehi 19'da atmış olacaklar.

Demem o ki;

Normalleşme sürecinden memnun olanlar çoğunlukta elbette ama ''yetmez'' diyenlere de var.

Bu arada tiyatro salonları açık ama sokağa çıkma yasakları gibi kısıtlar nedeniyle yeter sayıda seyirciye ulaşamıyorlar biliyorsunuz.

Cem Kaynar'ın verdiği bilgiye göre, Devlet Tiyatrolarının geçenlerde Aspendos'da sergilediği oyun nedeniyle yapılan açıklamada biletleri olanların sokağa çıkma yasağından muaf tutulacağı yönündeki açıklamayla oluşan durumun yurt genelindeki tiyatro salonlarında da uygulanması için girişim başlatıldığını ve ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığının da duruma sıcak yaklaşmakta olduğunu öğrenmek sevindiriciydi.

Cem'in verdiği bir başka iyi haber de bakanlık tarafından bir kısım sanatçıya uygulanan sosyal yardım desteğinin kadrolu veya kadrosuz olmalarına bakılmaksızın tüm tiyatro emekçilerini kapsaması için girişimde bulunulduğunu öğrenmek de sanatseverleri ve tiyatro emekçilerini sevindirecek özellikte bir haberdi.

Darısı, sazını veya karsının küpesi gibi özel eşyalarını satmak zorunda alan müzisyenler için olsun bari.

Ne diyelim başka.

Elimizden ancak bu kadarı geliyor çünkü.