Modern Zaman Hikayecisi
Yazarlar // 31 Aralık 2014 Çarşamba 00:00

Ragıp GÖKER

Bizim eskiden tarihi olaylardan oluşan hikayeleri anlatan büyüklerimiz vardı.
Mesela ben Selanik ve çevresinde yaşananları babamın halasından dinlemiştim.
Nur içinde yatsın, 70’li yıllara kadar yaşamış olan Fatma Hala, Mübadelenin canlı tanıklarındandı.
Akın Üner’in ilk romanı olan Çalı Harmanı’nı okuduğumda, ‘Çalı Harmanı’ tanımı, bana bu sebepten hiç yabancı gelmemişti.
Fatma Hala, Türk erkeklerinin yere serilmiş çalıların üzerinde çıplak ayakla nasıl yürütüldüklerini anlattığında, henüz 10 yaşıma bile erişmemiştim.
Nurlar içinde uyusun Fatma Hala, ‘’Memleket’’ dediği Selanik’e komşu Sarışaban’ın Çayleyik köyünü ve o köyde bıraktıklarını son nefesini verene kadar sayıklamıştı.
Osman Kara, ‘’Biz Mekke, Medine ve Kudüs’ü kutsal biliriz ama o diyarlar için döktüğümüz gözyaşı sadece oralarda bıraktığımız vatan evlatları içindir. Ama Selanik, Manastır ve Vardar Ovasını kaybettiğimiz için ağlarız. Çünkü biz balkanları vatan biliriz’’ der.
Balkanlar yani Rumeli, Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi Kaybedilmiş topraklardır ve mübadiller de kaybedilmiş o toprakların kutsal emanetleridir.
O topraklarda yaşamış olanlar için ‘’Evlad-ı Fatihan’’ denmesi de boşuna değildir.
Balkanların kaybı, bir kısım toprağın kaybı olarak anlatılamaz sadece. Balkanların kaybı nedeniyle yazılan tarih, vatan bildikleri topraklardan koparılan insanların acı hatıralarını da anlatır aslında.
Ben bir kısmını Fatma Halamızdan dinleme şansı bulduğum o hikayeyi oğluma bire bir aktaramadım ne yazık ki.
Bilirim o da çocuklarına anlatamayacak.
Günümüzün bir bakıma hikaye anlatıcısı olan Akın Üner, Çalı Harmanı ve Mümin Bulut’tan sonra üçüncü kitabı olan Selanik Masalı’nı yayınlayarak çocukluğumda dinlediğim o hikayeleri anlatmaya devam ediyor bir anlamda.
Önceki akşam Selanik Masalı için Gazi Sahnesinde düzenlenen imza ve tanıtım günündeydim. Akın Üner, Aşık Obalı’nın bir de Kerkük Türküsü söylediği Selanik Türküleri eşliğinde tanıttı yeni kitabını.
Selanik Masalı’nda anlatılanlarda aslında benim Fatma Halamızdan dinlediğim hikayelere benziyor ve buram buram tarih kokuyor.
Balkanlarla ilgili tarihi bir öykü anlatılıyorsa, o öyküde fazlaca acı da vardır.
Modern zamanların hikâye anlatıcısı olan Akın Üner, Balkanlara ilk giden Türklerden olan Sarı Saltuk’u ve ayrıca Debreli Hasan’ı da yazacakmış, onu müjdeledi bize.
Sen hikayelerini anlat Akın Üner.
Anlat ki, kaybedilmiş toprakları ve onun bize kattığı acıyı bir kere daha hatırlayalım.
Hatırlayalım ki; en azından bu toprakların kıymetini bilelim.