Milliyetçi Çizgi Üzerine
Yazarlar // 21 Ocak 2018 Pazar 23:32

Suat BAŞARAN

Bir zamanlar Devlet Bey’i eleştirenler diline dolamıştı, Milliyetçi Çizgi Gazetesini...
Şimdi Devlet Bey yanlıları…
Peki! Bu gazetenin kurucuları kimdi? Önünde arkasında kim vardı bu yayının...
Öyle ya!.. Bir gazete kendi başına yayınlanmaz...
*****
Bugün böyle buyuruyor devletliler:
“Bunlar vaktinde Başbuğ’u da eleştiriyorlardı”.
Bunlar kim?
40.sayıdan kapanana kadar Genel Yayın Yönetmeni bendim...
Ya diğerleri…
Ötekiler kimdi?
*****
Evet!.. 95 yılında Milliyetçi Çizgi gazetesinde, MHP yönetimini acımasızca eleştiriyorduk...
Yapılan yanlışlara, keyfiliğe isyan ediyorduk...
Hem de bugün yapılanların yüzde biri bile değil iken!..
*****
97 yılında Devlet Bey’i genel başkanlığa taşıyan, Milliyetçi Çizgi Gazetesinde ete kemiğe bürünen zihniyetti...
Şimdi hareketi yönetenler, o dönemde yapılanları eleştiren bizlere destek verdikleri gibi teşvik de ediyorlardı...
Siyasetin paraya tahvil edilmesine, iş takiplerine, ahbap-çavuş ilişkilerine verip veriştirirken beraberdik...
Güya bunları düzeltecek, ideolojiyi yerli yerine oturtacaktık...
Bırakın yerli yerine oturtmayı, çivisini çıkarttık...
*****
Yeni nesil bilmez…
Onlar gözlerini açtıklarında Devlet Bey’i gördüler…
Hareketi ondan ibaret saymaları doğal…
Ya o dönemi bilenler?
O dönemde birlikte olduklarımız, neden susarlar?
Bu kadar aşağılanmaya nasıl katlanırlar?
*****
Son olarak.
Biz parti yönetimini eleştirirken, onların deyimiyle Başbuğ’a muhalefet ederken, her gün parti Genel Merkezindeydik...
En büyük teşvikçimiz, Genel Başkan Yardımcısı idi.
Ayrıca, 95 seçimleri sonrası, Başbuğumuz “Surda gedik açtırmam” dememiş ve eleştirinin merkezine koyduklarımızı görevden almıştı…
Koray Bey bu dönemde Genel Sekreterliğe getirildi.
Tek başına bu bile Devlet Bey’in Genel başkanlığa taşınmasında Milliyetçi Çizginin önemini ortaya koyar...
*****
Bütün bunlar ortadayken devletlilerin Milliyetçi Çizgi Gazetesi ile ilgili tutumu ibretliktir...
Yoksa dün söyledikleriyle bugün yaptıkları arasındaki tezat kendilerini utandırıyor mu?
Ortadaki pişkinliğin başka açıklaması yok çünkü…
(İleriki yazılarda bu konuya bir başka boyutuyla değineceğim)