MHP'deki Hızlı Dönüş
Yazarlar // 26 Ekim 2018 Cuma 13:37

Ragıp GÖKER

Kamuoyunda EYT olarak bilinen emeklilikte yaşa takılanlarları ilgilendiren düzenlemeyle ilgili yasa teklifine önce destek vererek genel kurulda kabul edilmesini sağlayan MHP, düzenlemeyle ilgili komisyonların oluşturulması için yapılan oylamada çekimser kalınca, yasa teklifi kabul edilmemiş oldu.

İki oylama arasında geçen kısa sürede ne yaşandı bilinmez.

O birkaç dakika içinde nasıl bir telefon trafiği yaşandıysa artık.

MHP’ önce ‘’Evet’’ dediği teklife, çekimser kalmış.

Bu meclis aritmetiğinde çekimser kalmak da bir anlamda ‘’Hayır’’ demek ya neyse.

MHP’liler aynı gün içinde bir teklife önce destek verip, sonra çekimser kalmayla ilgili, hızlı dönüşün nedenini ‘’Teklif, İYİ Parti’nin de deseler de bunu Türkiye’ye anlatmakta zorlanacaklardır.

Ne yani, TBMM’ne gelene kadar teklifin İYİ Parti tarafından hazırlandığı bilinmiyor muydu, ayrıca halkın yararına bir düzenleme olduğuna inanılıyorsa teklif,  İYİ Parti’den gelse ne olur, CHP’den gelse ne fark eder.

Aynı MHP, Fındık konusundaki araştırma önergesinde İYİ Parti’nin desteğini kabul etmişti ama.

Geçin bunları.

Mazeret uydurmaya başlayınca sınır tanımıyor bizim siyasetçiler.

Bu durum, siyasete girmeden önce Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi ekonomi bürokratlarından olan MHP Samsun Milletvekili ve Gurup Başkanvekili olan Erhan Usta’nın başını da yenmiş.

Bahçeli, EYT teklifine destek veren Erhan Usta’yı Gurup Başkanvekilliği görevinden almış.

Devlet Bahçeli’nin bu hareketi, Erhan Usta’nın değerini azaltmaz.

Aksine halkın gözünde daha da yüceltir.

Teklif neydi?
Emeklilikle ilgili yasal düzenlemeler yapılırken, yeterli prim ödeme gün sayısına sahip olmasına rağmen, yaş sınırına takıldığı için mağdur olduklarına inanılan birçok insanı emekli etmekle ilgiliydi.

Bu satırların yazarı da emeklilikle ilgili bir başka düzenlemenin mağdurlarındadır.

2002’de emekli oldum.

Primlerimin de gün be gün tam olarak ve tavana yakın bir oranda yatmasına rağmen 2000 yılından emekli olanlardan daha az yaşlılık aylığı alıyorum.

Bu konuda düzeleme falan yapılacağına dair çok haber okudum ama hepsi yalan çıktı.

44 yayımda emekli oldum.

Kendimi bildim bileli de çalışıyorum ama 80 öncesine dair sigorta kaydım olmadı maalesef.

Basın mensubu olarak 212 sayılı yasaya tabi olduğumuz için yıpranma payı da almıştık.

21 yıl prim ödedikten sonra emekli maaşı almaya hak kazandım.

2002 yılından bu yana da hala çalışıyorum.

Bana bir faydası yok ama 16 yıldan bu yana SGK’ya da prim ödüyorum.

Devletimin verdiği emekli aylığı ile geçinemediğim için, birçok emeklinin kaderini paylaşıyor ve Cumhurbaşkanı’nın tanımladığı gibi ‘’Çift dikiş’’ yapıyorum.

Emekli çalışanım yani

EYT için ne demişti Cumhurbaşkanı:

‘’ Ekonomik kurtuluş savaşı verdiğimiz bir dönemde fırsatçılar türedi bir diğer taraftan da karşımıza bunlar türedi. Ne yapacak, erken emekli olacak? Gidecek sonra başka bir işte çalışmaya devam edecek yani çift dikiş. Böyle bir şey olamaz. Buna hak, adalet denmez’’

Şimdi kendimi suçlu hissetmem mi gerekiyor.

Seçildikten 2 yıl sonra emekli olma hakkı tanınan milletvekillerine yüksek emekli maaşı vermeyi kabul etmiş bir ülkenin vatandaşı olarak kusura bakmayın, hiç öyle düşünmüyorum.

Bu ülkenin sosyal güvenlik kuruluşuna 35 yıldan bu yana aralıksız prim ödüyorum.

Birçok insanın iddia ettiği gibi devletimden hak ettiğim parayı alamadığımı da inanıyorum açıkça.

Bu arada, bu ülkede kamuda çalışanlar için bir sorun olmayacaktır ancak, özel sektörde çalışanlar 50 yaşından sonra çalıştırılmazlar.

‘’Mezarda emeklilik’’ deniyor ya.

Türkiye şartlarında o bile zor.

10 emekliden belki ikisi-üçü çift dikiş yapabilir.

O da iş bulabilirse.

Türkiye henüz çalışanlarına güvenli bir iş ortamı sağlayamadı.

Çalışanların kaderi, patronun iki dudağının arasından çıkacak ‘’kovdum seni’’ sözüne bağlıyken, emeklilik yaşı 65’e çekilmek isteniyor.

O zor.

Hatta imkansız.