MHP Eleştirileri
Yazarlar // 25 Nisan 2015 Cumartesi 00:00

Suat BAŞARAN

Hayır!..

"Seçim arifesinde eleştiri olur mu?" nakaratını tekrarlamayacağım…

Sadece ülkücülerin MHP'de temsil edilmediği fikrini işleyen bir eleştiri yönteminin yanlışlığının altını çizeceğim; o kadar…

Seçim öncesi veya sonrası fark etmez…

*****

Şahıslara yönelik MHP eleştirileri artık zannedildiğinin aksine oy noktasında partiye zarar vermiyor...

Zararı harekete; hareketin sağlıklı bir şekilde yarınlara taşınmasınadır…

Onun için eleştiriye konu olan kişilerin umurlarında değil bu eleştiriler…

Nasıl olsa onlar işlerini yürütüyorlar…

Yarınlar mı?

Yarını neden düşünsünler ki? Dün onlarındı, bugün de onların; yarının da onların olacağından oldukça eminler...

İki kere ikinin dört ettiği kadar emin…

Onların yarınlarıyla bizim yarınlarımız farklı çünkü…

Onların yarınları demek, kendilerinin ve çocuklarının geleceğidir…

Bizlerin sırtından zaten yeterince güç ve kariyer depoladılar…

Bu güç ve kariyer daha yıllar yılı sırtımızda boza pişirmelerine yeter de artar bile...

Yarını neden düşünsünler?

Yarından neden endişe etsinler?

*****

Endişe edenler yok mu?

Elbette var...

İşte bu eleştiriler bir tek onları yaralıyor…

Kimi ülkücüler, yaptıkları eleştirilerle sadece samimi ülküdaşlarını üzüyorlar…

Ülkü Ocaklı belli isimlerin aday yapılmaması "ülkücüler dışlandı" diye yorumlanırsa, bundan kim alınır?

Tabii ki listelerdeki ülkücüler...

Öyle değil mi?

Burada isim vermek istemiyorum…

Kendim dâhil aday olamayan ülkücülerin, aday olanlardan üstünlükleri ne?

Ya da onların bizden eksikleri?

Öyleyse neden ısrarla ülkücüler üzerinden eleştiri yapılır da ülkücülük üzerinden yapılmaz?

Neden herkes gerçeği bildiği halde, iradenin kim tarafından şekillendiği gün gibi ortadayken hedef saptırır, yetkisiz insanları suçlar?

Neden ısrarla bu tavrın kardeşliğimizi zedelediği ve ülkücüleri birbirine hasım haline getirdiği görmezden gelinir?

Neden benzerleri hasım yapma üzerine kurgulanan altın dengeye omuz verilir?

Ve neden oyunu bozacak yegâne davranışın ülkücü kardeşliğe sımsıkı sarılmak olduğu gerçeği savsaklanır?

*****

Listede yer alan veya partide etkili yerlerdeki ülkücülerin büyük çoğunluğu, "Bana ilişmeyen yılan bin yaşasın" tavırları sebebiyle eleştiriyi elbette hak ediyor… Ülküdaşlarına karşı yapılan haksızlığa sessiz kalmaları, sürdürülen hayatın fikirleri de zamanla değiştireceği gerçeğini göz ardı etmeleri, kendi küçük dünyalarına evrensel davayı feda etmeleri tabii ki günah hanelerine işleniyor… Ancak bunlar geride durup onları eleştiren büyük çoğunluğun da ortak günahlarıdır...

Onun için "ülkücüler dışlandı" eleştirisi havada kalıp lüzumsuz şekilde bir birlerine benzeyenlerin benlik kavgasına dönüşüyor…

Anlamsız bir şekilde bir birimizin kalbini kırıyor ve bu kısır döngü içerisinde mevsimlik ittifaklar kuruyoruz…

Mevsimler değiştikçe, kişilerin mevzi değiştirdiği ittifaklar…

*****

"Adalet" kavramını içselleştirip hareketin temel kavramı haline getirmeden şahıslar üzerinden yürütülen eleştiriler sadece eleştirilen yapıya güç verir…

Herkesin şahsi beklentiler doğrultusunda hizalandığı bir yapıda ise arzulan son şey adalettir…

Mutlaka bir eleştiri yapılacaksa bu meseleye de kafa yorulsun…

Ve mümkünse seçim sonuna bırakalım bunu da...