Menfaatler Hiyerarşisinin Cenderesinde Debelenirken
Yazarlar // 20 Ağustos 2017 Pazar 00:10

Suat BAŞARAN

‘İdealizm’ yerini menfaate bıraktığında ideolojinin görevi kılıf olmaktır…
Bu noktadan sonra yapıya menfaatler hiyerarşisi hâkim olur…
Piramidin tepesindekilerin ganimeti bölüştüğü bir menfaatler hiyerarşisi…
Aşağıdakilere sadece umutlar ve hezeyanlar düşer…
İşte ideoloji tam da bu noktada devreye girer…
Elbette ideolojinin kendisi değil, gizemin içerisinde ustalıkla yerleştirilen sloganlardır; söz konusu olan…
İdeolojiden devşirilen sloganlar…
Gizem ana rahmi, sloganlar ise tohumdur…
Buradan üreyen ‘Devletin âli menfaatleri’, ‘Devleti biz yönetiyoruz’ gibi hezeyanlar, fikrî tutarlılık nedir bilmeyen yığınlarca benimsenir kolaylıklak...

*****


-‘Devletin âli menfaatleri’

Nedir bu ‘devlet’ ve onun yüksek menfaatleri?
Arkadaşlarımıza ‘devlet’ nutku atanlar, öncelikle ‘devlet’i tanımlamaları gerekmez mi?
Türk milliyetçileri ‘devlet’i, ‘Türk devleti’ olarak tanımlar…
Kavramsal olarak Türklüğe karşı olan onlarca insanı, devletin en hassas noktalarına atayan bir zihniyetin ‘devlet’ algısının bizimkiyle eşit olmasının imkânı var mı?
Öyleyse sözü edilen zihniyet tarafından yönetilen bir aygıta ‘devlet’ muamelesi yapmak nasıl bir hamakattır?
Bu durum bütün çıplaklığıyla ortadayken, biz hangi devleti yönetiyoruz Allah aşkına!

*****


Evet, bedeli, kan, gözyaşı ve çile olan ‘ülkücü miras’, acımasızca şahsi çıkarlar uğruna heba ediliyor…

Karşılıklılık ilişkisiyle şekillenen bir ‘menfaatler hiyerarşisi’ ruhunu emiyor koskoca bir mazinin…
Çaresizlik içinde seyrediyoruz…

*****


Çaresizlik içinde seyrediyoruz, karşımıza kardeşlerimizi çıkartıyorlar çünkü…

İdeoloji o kadar anlamsızlaştırıldı, dev diye bilinenler öylesine itibarsızlaştı ki, kardeşlerimize kızmaya hakkımızın olmadığını biliyoruz…
Farklı bir çaresizlik de onları kuşatmış…
Çıkış yolu olarak ‘iktidarla iş birliği’ makul geliyor…
“Madem öyle, neden aracı kullanıyorsunuz? Gidin bizzat katılın” demeye dilimiz varmıyor…
Hakaret gibi algılamalarından korkuyoruz…
Oysa olan bitene bakıldığında akıbet açık…
Bir görebilseler ya da göstermenin bir yolunu bulabilsek keşke…

*****


Ortada bir ideoloji yok maalesef…

Kardeşlik yok, sevgi yok, saygı yok…
Hareketin merkezindekiler, bir diğerinin kanına ekmek doğrayacak bir hoyratlıkla saldırıyor birbirlerine…
Neden?
‘Millete hizmet’ için şekillenen bir yapının kurmayları neden birbirinin boğazına sarılır?
Bunları görmez mi kardeşlerimiz?
Bunlarla bir yere varılamayacağını anlamaz mı?

*****


‘Menfaatler hiyerarşisi’nin cenderesi içerisinde boğuluyoruz…

Yaşama şansımız gün geçtikçe azalıyor…
Gidenlere bırakın kızmayı, siteme bile dilimizin varmamasının bir sebebi de bu…
Sözlerin gücü kaybolmuş…
Anlamlarını yitirmiş kavramlar…
Son umut: Hikâyemiz…
Kanla, gözyaşıyla, dualar eşliğinde yazdığımız hikâyemiz…
Biz, kalanlar; o hikâyeye inanıyoruz…
O hikâyede saklı olan güce inanıyoruz…
O inançla açıyoruz yüreğimizi...
O umutla uzatıyoruz ellerimizi, tutsun diye kardeşlerimiz…

*****

Yeter ki el ele tutalım…
Ne kadar kolay olduğunu hep birlikte göreceğiz…