Kuş Cenneti Ve Pis Kokular
Yazarlar // 07 Ekim 2015 Çarşamba 00:00

Ragıp GÖKER

Yörükler köyü sınırları içersindeki Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti çevresindeki yapıların yıkılması ile ilgili durum bir anda tartışma konusu oldu.
Mağdur edildiklerini ileri süren yapı sahipleri önceki gün bölgede bir eylem düzenlemiş, CHP’nin Milletvekilleri Kemal Zeybek ve Hayati Tekin ile adaylardan Şaban Sevinç de eyleme destek vermek amacıyla bölgeye gitmişlerdi.
Bilindiği üzere, Ramsar  Sözleşmesi gereği uluslararası düzeyde koruma altına alınan Kızılırmak Deltası  Kuş Cennetine Samsun Büyükşehir Belediyesi yol açmak istemiş ama bu yol açma planı Samsun kamu oyunda tepki görmüştü.
Hedef HALK Gazetesi de konuyu defalarca gündeme taşıyınca, zamanın Valisi Hüseyin Aksoy’un müdahalesiyle yolun yapımı durdurulmuştu.
Ama bizim Büyükşehir Belediyesinin bu gibi durumlarda geri adım atması beklemezdi.
Nitekim, Büyükşehir Belediyesi bu defa projeyi DOKAP bünyesine alınan, Kuş Cennetine Yörükler köyü içersinden yol açmayı başardı.
Bu durum başlı başına bir haber konusudur ve ona ayrıca değineceğiz ama şu yıkım meselesine tekrardan gelmek isterim.
Deltadan pis kokular yükseliyor.
Ben şimdi ‘’Kızılırmak Deltasını ve dolayısıyla Kuş Cennetini, şu sıralar şu veya bu nüfuzlu kişiler neden ziyaret ediyorlar?’’ gibi dedikodulara girmeden soruyorum
Yaklaşık 20 yıl önce alınan bir karara rağmen neden o yapılar yıkılmadı?
Şimdi neden yıkılmak isteniyor?
Yıkım kararının bu zamana kadar uygulanamamasında bölgenin 3. derece sit alanı ilan edilmesinin bir etkisi var mıdır?
Zira sit alanlarında, kaçak yapıların yıkılması dahil belediyeler tarafından herhangi bir müdahalede bulunulamayacağı doğru mudur?
Doğru olsa gerek.
Zira, yasalar sit alanı ilan edilmiş bölgelerde koruma amaçlı imar uygulaması yapılmasını emrediyor.
Kızılırmak Deltası Kuş Cennetinin bulunduğu alan 3. Derece sit alanı ilan edilince 1999 yılında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararı ile bölgede bir yıl içersinde koruma amaçlı imar uygulamasına gidilmesi istenmiş.
O zamanki yörenin bağlı bulunduğu belediye ile Bayındırlık İl Müdürlüğü koruma amaçlı imar uygulamasını yapmayınca kurul tarafından, belediye ve ilgili daire bir yıl sonra ihtar edilerek, 10 yıl içersinde bu uygulamaya gidilmesi istenmiş.
Ramsar Sözleşmesi gereği, 2007 yılında alınan yeni bir kararla 2008 ve 2012 yılları içersinde geçerli olmak üzere sulak alanlarda yapılaşmanın korunması ve orman vasfını yitirmiş alanlar ile yerleşim yerlerinde, belediyelerce yapılmış olsa bile imar uygulamaları tümüyle iptal edilmiş.
Böylece Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinin koruma amaçlı İmar planı yaptırması zorunlu hale getirilmiş.
2008 – 2012 yılları için geçerli olan bu süre daha sonra 2017 yılına kadar tekrar uzatılmış.
Köylerden aldıkları arazi üzerine bina yaptıklarını söyleyen yöre halkı, binalarına ruhsat alabilmek için yıllardır uğraş veriyor.
Bu amaçla Yörükler Beldesi Geleriç Mahallesi Çevreyi Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği adı altında bir dernek bile kurmuşlar.
Dernek Başkanı Ahmet Yağbasan, ‘’Bizim tek talebimiz, koruma amaçlı imar  planı yapılmasıdır’’ diyor.
Yapı sahiplerinden, Tevfik Demirkan da Koruma amaçlı imar planı yapıldıktan sonra da yapıların yıkılması istenirse, binalarını kendi elleriyle yıkmaya razı olduklarını söylüyor.
Bende buradan açık seçik soruyorum:
Koruma amaçlı imar planı neden geciktiriliyor?
Koruma amaçlı imar planı uygulaması, yapı sahiplerinin iddia edildiği gibi, yıkımlar tamamlandıktan sonra mı yapılacak?
Hazır DOKAP kapsamına alınmışken, bölgede yıkılan binaların yerine turizm amaçlı yapılar mı dikilecek?
Tüm bu sorulara net bir cevap verilmesi gerekiyor.