Korona Sonrası Samsun Ekonomisi
Yazarlar // 27 Mart 2020 Cuma 15:52

Ragıp GÖKER

Bu korona öyle bir illet ki..

Ne zengin ayırıyor, ne de yoksul.

Makam, mevki ve kariyer de umurunda olmuyor.

Izole edilmemiş ise, kulübeye girdiği gibi, saraya da giriyor.

Mağrur İngilizlerin, Veliaht Prensi Charles’a bile bulaşmış.

Çağın illeti.

Aman dikkat edelim.

Koruyalım kendimizi.

Bize kaldı herşey.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da, önceki gün, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, hiçbir sağlık kuruluşunun, hiçbir hekimin virüsün bulaşmasını önleyemeyeceğini belirterek, “Bunu siz önleyebilirsiniz. Evinize çekilerek önleyebilirsiniz” dedi.

Bakan ayrıca, virüse karşı elimizde bir koz olduğunu, o kozun da krize yakalanmamak olduğunu söyleyerek tuhaf bir cümle de kurdu ama olsun.

#EvdekalTürkiye# heşteki ile başlatılan kampanyaya uyduk.

10 günü aşkın süredir evimizdeyiz.

Devlet bu aşamada virüse karşı bizi koruyamayacağını göre ki, Sağlık Bakanı da öyle söylüyor zaten.

Bu durumda biz kendimizi koruyacağız.

Başka yolu yok.

Eve kapandık.

Bizim gazetenin yani HALK’ın çocukları bile gazeteyi evlerinde hazırlıyorlar.

Şehrimizdeki sanayi tesislerinin büyük bölümü açık.

Ki ;

Başka şansları da yok.

Üretmek zorundalar.

Virüse karşı korumasız oldukları gibi, ekonominin bozulması durumunda onları koruyacak bir mekanizma da yok.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının, KOSGEB destekli paketinin de tam olarak koruyucu özellikte olmadığını düşünüyorum açıkçası.

Sayıları da çok değil belki ama çalıştırdıkları işçi sayısı bakımından ayakta kalmaları önemlidir.

Allah korusun, aksi bir durum felaketimiz olur maazallah.

Ve fakat.

Samsun’da hizmet sektöründeki işletmeleri zor günlerin beklediğini söylemeye sanırım gerek bile yoktur.

Lokantalar, kahvehaneler, kafeteryalar! tümü kapalı.

‘Dürüm-Döner’ ekonomisine bel bağlamış Samsun’da, virüs erkisini kısa süre içersinde yitirmez ise esnafı zor günler bekliyor.

“Felaket Tellalı” gibi görünmek istemem ama.

‘Görünen köy de kılavuz istemez’ özdeyişinde olduğu gibi gelecekte olacakları görmemek için kör ve sağır olmaya da gerek yok sanırım.

Hepimizi zor günler bekliyor elbette ancak, küçük ve orta boy işletmelerin tamamı daha da zorlanacaktır.

Bu durumda beni en çok şaşırtan da, esnaf odaları ile Ticaret ve Sanayi Odası yöneticilerinin sessizliğidir.

Bu lanet virüsü yeneceğiz.

Bu kötü günler de geçecek elbette.

Allah yardımcımız olsun.