Korkaklar Kahraman Olamaz
Yazarlar // 06 Kasım 2017 Pazartesi 07:28

Ragıp GÖKER

‘’Bu sezon o sezon olsun’’ dedik.
Bu nedenle iyi bir kadro kurduğumuzu düşündüğümüz için sezona şampiyonluk parolasıyla başladık.
Ancak, fiyaskoyla sonuçlanan Alpay Özalan macerasıyla başladığımız sezonun başlangıcında büyük hayal kırıklığı yaşadık.
Bu fiyaskodan Özalan’ın istifa kararıyla kurtulduk.
Yeni Hoca arayışımız iki-üç hafta sürdü.
Erkan Sözeri ve Hüseyin Kalpar, yorgun olduklarını ileri sürerek, tekliflerimizi geri çevirirken, bu gerekçelere inanır gibi olduk.
Oysa herkes Sözeri’nin de, Kalpar ‘ın da Samsunspor’u yönetenlere güvenmediklerini biliyordu.
Başkanın o sıralar, aralarında Engin İpekoğlu’nun da bulunduğu Hamza Hamzaoğlu, ve Mehmet Özdilek gibi hoca adaylarıyla görüştüğünü bildiğimiz için bu gerçeği pek dillendirmedik.
Ortak değerimiz olan Samsunspor’a zarar vermek istemiyorduk zira.
Nitekim teklifimizi kabul eden Engin İpekoğlu yeni Hocamız olmuştu.
Balıkesir maçından itibaren, geri düşseler de, yenilgiyi kabul etmeyen, kişilikli bir takım görmeye başlayınca umutlanmıştık.
İpekoğlu’nun elinde sihirli değnek olmadığını biliyorum.
Daha önce de yazdığım gibi İpekoğlu’nun Samsunspor’dan,  bir anda rakiplerine sahayı dar eden bir takım yaratmasını beklemem.
Ama sahaya kazanmak için oynayan bir takım sürmesini beklerim.
Benim takımımın teknik direktörü, ahı gitmiş, vahı kalmış, Boluspor karşısına çıkarken ‘’dört haftadır kazanamayan rakip tehlikeli olur’’ diyerek korktuğunu belli etmeyecek.
Anadolu’da Süper Lig’e çıkan ilk takımlarından olan Samsunspor’un hocası, maçın sonu yaklaşırken, kulübede golcüleri olmasına rağmen ‘’bari bir puanı kurtarayım’’ diyerek, hücumcularını kenara alıp, iki savunmacıyı sahaya sürmeyecek.
Bu Lig’i en iyi bildiğini düşündüğümüz Engin İpekoğlu tecrübesindeki bir teknik adam, çizgide olağanüstü başarılı ama yan toplarda zaafları olan bir kaleciyle oynarken, topu kalesinden uzak tutacak.
Samsunspor takımı ‘’gel bana gol at’’ der gibi, geriye yaslanmayacak ve gole davetiye çıkarmayacak.
Futbolda yenmekte var, yenilmekte.
Maçı kaybetmiş olmamıza üzülmekle birlikte sonucu kabul ederim elbette ama Kurtuluş Meşalesinin yakıldığı şehrin çocuklarına korkmak yakışmaz asla.
‘’Teşbihte hata olmaz’’ demiş ya atalarımız, tıpkı o sözde olduğu gibi İpekoğlu, bu takımın tarihinde iz bırakmak istiyorsa unutmamalı ki, korkaklar kahraman olamaz.
Yönetenler de, formasını terletenler de, hangi takımda oynadıklarının bilecek.