Kış Geldi Kılıç Gibi
Yazarlar // 09 Ocak 2019 Çarşamba 23:21

Ragıp GÖKER

Cennetmekân rahmetli kayınvalidem,  havalar iyiden iyiye soğumaya başladığında, ‘’Kış geldi kılıç gibi buldu bizi kırça piliç gibi’’ derdi.

Soğuk havanın insan üzerindeki etkisini en iyi anlatan söz budur galiba.

Önceki akşam televizyon haberlerinde Adana’nın Yüreğir ilçesinde tavanı akan metruk bir evde yaşayan yaşlı kadının öyküsüne dair haberi izlediğimde, o veciz sözü hatırladım.

Ne işe yarar belediyeler?

Neden görmezler böylesi biçareleri?

Bizim kuşağın gazetecileri hatırlayacaktır.

Kış bastırıp kar yağdığında, Asri mezarlığın, sosyal meskenler tarafındaki duvarının dibinden naylonlarla üzeri örtülmüş kulübelerde yaşayan ailelerin haberlerini yapardık.

Muzaffer Abi soruna el atana kadar, sanırım on yıl kadar sürdü o rezil durum.

Görüntü bir kirlilikti belki ama o kulübelerde yaşayanların fotoğraflarını çekerken, ‘’Nasıl hayatta kalıyorlar?’’ diye kendi kendime sorardım.

Kar üzerlerine yağıyordu zira.

Açlıktan ölen Kübra Bebeğin kanattığı vicdanlarımızdaki yara kapanmadı hala.

Van’ın Gürpınar ilçesinde babasının sırtında doktora giderken donarak ölen minik Muammer’in kahrolası kaderini de unutmadık henüz.

Fakir fukarayı, garip gurabayı korumak ve kollamak bu kadar mı zor arkadaş?

Hastanelerdeki rezillik mesela, dikkatini çekmez mi belediye başkanlarının.

Çevre illerden gelen hasta yakınlarının yoğun bakım önlerindeki koltuklarda sabahladıklarını neden görmezler?

Yaklaşık 45 gün radyoterapi (Işın Tedavisi) alan babamı götürdüğüm Samsun Onkoloji Hastanesinde çevre illerden gelen hastaları görürdüm.

Çorum’dan gelen de vardı, Sinop’tan ve Ordu’dan da.

Henüz okul çağında olduğunu öğrendiğim bir genç kız vardı.

Lenfoma tedavisi görüyordu galiba.

‘’Umarım derslerin aksamıyordur çocuğum’’ diye sorduğumda ‘’Aksıyor amca’’ diye cevap vermişti.

Ailesi Akkuş’ta yaşıyormuş.

‘’Gelip gitmen zor olmuyor mu?’’ diye sorduğumda ise, bir ev kiralamak zorunda kaldığını söylemişti.

Samsun gibi metropol kentlerin en çok ihtiyaç duyduğu hizmetlerden biridir, refakatçi evleri.

Ama nedense seçim beyannamelerinde yazılı olduğu halde, inatla yapılmıyor.

Peki, ne yapılıyor?

Şehrin kuş uçmak, kervan geçmez yerlerine gençlik merkezleri kuruluyor.

Kim için?

Gençlik için mi?

Hadi canım sizde.