Karaman’da Elma Üretimi ya da On Yıl Sonrası
Yazarlar // 17 Şubat 2017 Cuma 07:33

Rüştü BOZKURT

“Bir yıl sonrasıysa düşündüğün tohum ek On yıl sonrasıysa düşündüğün ağaç dik Yüzyıl sonrasıysa düşündüğün halkı eğit o zaman Birisine bir balık verirsen doyan bir kere Balık tutmayı öğret, doysun ömür boyunca” Kuan Tzu

Büyük tarihçiler, inceledikleri zamanın ruhunu anlamak için “zihniyet araştırması” ile yola çıkarlar. Gerçeğe uygun tarihi romanlar, inceledikleri dönemi kavramak için önemlidir; önemlerini yaratan da ayrıntılı anlatımla dönemin sıradan insanlarıyla elitlerine yansıyan zihniyeti yansıtabilmeleridir.

Çok uzak geçmişte, 2 bin 500 yıl öncesinde Kuan Tzu bize hayatın gerçeğini anlatıyor. Geleneksel ürün desenini, 10 yıl sonrasını düşünerek ağaç dikerek değiştirip zenginleştirenleri önemsiyorum; o nedenle Karaman’ da elma konusunun tartışıldığı toplantıya keyifle katıldım.

Roma’nın çöküşünü analiz edenler, dönemin yazarlarının kendi insanlarına güveni yitirmelerini tanık gösterir. Tacitus gibi yazarların bugüne gelen belgeleri, Roma insanın kuzeylilere göre değerlerini ve özelliklerini yitirdiklerine inanmaları gibi.

Bu ülkenin hangi sorununa el atsanız atın, eskimiş yün çorap gibi dağıldığını söylerseniz size katılanlar hiç de azımsanacak gibi olmaz. Yazı yazarken, sorgusuz alkışlamak da, sağlıklı gerekçeler üretmeden yermek de kolaycılıktır. İnsan aklının çözüm üreten potansiyellerine güvenerek analiz yaparak genellemeler yapmak doğru olacaktır. Bakış açımızı netleştirdikten sonra Karaman’da eli taşın altında üreticilerin verdiği bilgilerden yola çıkarak elma üretiminin sorunlarına ve çözümlerine ilişkin düşüncelerimizi paylaşabiliriz.

Ülkemizin temel sorunlarından biri “eksik veriye , önyargıya ve ezbere dayalı bilgidir”. Aktaracağım rakamların bilimsel yöntemlerle doğrulanmasına ihtiyaç var.Yöre üreticilerine güvenmek zorundayız, onların anlattıklarına göre de Karaman’da bin 200 elma işletmesi var. Bu işletmelerin 10 ‘u 500 dönünden büyüktür; 1000 dönüm ezerinde elma yetiştiren işletme sayısı bir elin parmak sayısını geçmemektedir. Biraz daha ölçeği küçültür 100 ile 500 dönüm arasında büyüklüğe sahip işletmeye bakarsanız sayıla 30 kadardır. Geri kalan bütün işletmeler 100 dönümün altındaki küçük işletmelerden oluşmaktadır.

Elma üretiminde “rekabet edebilir ölçek” hesapları yapacak kadar ayrıntı bilgimiz yok.Genel bir bakışla söylemek gerekirse, elma bahçelerinin ölçekleri “rekabet edebilir büyüklükte” olmadığını söyleyebiliriz.

Konya Ovası Projesi

Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (KOB) Başkan İhsan Bostancı, proje sorumluluları İrfan Özcan ve Taner Güzel’ in çağrılarıyla Karaman’da elma üreticilerinin sorunlarını tartışılacağı toplantıya katıldım. İşbirliklerini geliştirerek, elma üreticiliğini hızlandırmak isteyen Ahmet Yıldız, Orhan Göktekin, Celil Serim, Sebahattin Boyacıoğlu, Ömer Faruk Alkan ve Halil İbrahim Madanoğlu ile bir ön toplantı yaptık. Daha sonra yöredeki elma üreticilerinin güncel sorunlarını öğrendiğimiz genişletilmiş toplantıya katıldık.

Üretici ve üretimin bir dizi sorunu olduğu anlaşılıyor. Ülkemizin her yerinde şiddeti giderek artan yakınma,” kalifiye işgücü ve işgücü maliyeti”. Elma üreticisi de kalifiye işgücü bulamadığı gibi, işgücü maliyetinin de kârlılığı da etkilediğinden yakınıyor. Değişik oranlar verilse de elma üretiminde “hasat kayıplarının” yüzde 30’ları bulduğu söyleniyor. Bu rakamın mutlaka kapsamlı bir araştırmayla teyid edilmesi gerekiyor. Eğer kayıp belirtilen oranda ise ciddi bir değer aşınmasıyla yüz yüze olduğumuz söylenebilir.

Elma üreticisinin soruları sadece “hasat kayıplarıyla” sınırlı değil. “Girdi maliyetlerinin yüksekliğine” ilişkin yakınmalar da ayyuka çıkmış durumda. Gübreden sulama suyu sağlanmasına, mazottan ilaç teminine, işgücü maliyetinden bahar ve güz donmalarının önlenmesine kadar her alanda girdilerin yüksek maliyeti ve satış fiyatının düşüklüğü sorunları var.

Özellikle iklimsel etkilere karşı etkin önlemler alınabilmesi için “iklimsel etkilerin koordinasyonu” konusunda gerekli yapıların oluşturulamadığı, etkin bir iletişim kurulamadığı ve sonuçlar alınamadığı da anlaşılıyor. Öngörme ve önlem alma disiplinine uyarak zararların önlenmesini sağlayacak sistemi kurmanın bir zaruret halini aldığını herkes dillendiriyor.

Üreticinin kendine ayna tutması

Üreticiler,”elma üretiminde nicelik artırmadan nitelik geliştirmeye” geçişi hızlandırmak istiyor. Öncelikle “ kontrolsüz dikimlerin önlenmesi” talep ediliyor. Her önüne gelenin, gerekli ve yeterli bilgiye sahip olmadan, koşulları yerine getirmeden elma fidanı dikilmesine bir çeki düzen verilmesi isteniyor.

Üretici sadece kamu otoritesinden bekleyen bir anlayışı da benimsemiyor. “Teknoloji bilgisi eksikliği, uygulama yanlışlıkları ve verim bilinci” yetersizlikleri olduğunun altını çiziyor; işbirlikleri yaparak oluşturulacak ortak gücün teknolojik gelişmelerin izlenmesi, üreticinin bilgilendirilmesi, teknoloji satın alma ve kullanmada uygun koşulların yaratılmasında etkili olacağı da düşünülüyor, Elma üretiminde nicelik aşamasından nitelik geliştirme aşamasına geçiş sürecinin önemli sorunlarından birinin de “uluslararası standartları izlenmemesi ve uygulanması”. Bunun bir ortak bilinç ve uygulama gerektirdiğini, kendilerine büyük sorumluluklar düştüğünü de anlatıyor üretici.

Üretici sadece kamu yetkililerinden beklentinin anlamsızlığını da kavramış durumda.Bu nedenle, “”arazi toplulaştırma ve rekabet edebilir ölçekte işletmeler oluşturma” konusunda kendilerinin sorumlu olduğunu, bir ortak bilinçle bu sorunlara çözüm aramak gerektiğini de açık yürekle dile getiriyor. “Arazi islahı” konusunda kamu yetkileriyle birlikte çalışarak mesafe alınması gerektiği de bir ortak talep olarak öne çıkıyor.

Elma üreticisi, “sulama yönetiminde bilinçlenmenin” önemine değiniyor; “yeraltı suların kıt kaynak olduğu bilincinin” geliştirilmesi gerektiğini kabulleniyor; zihinsel olarak bu konuya yatkın ve hazırlığın var olduğu söylüyor.

Bugünkü yazıda Karaman’ da elma üreticilerinin üretici-odaklı düşündüklerini kendi bakış açımızdan paylaştık. Bir sonraki yazıda, destek hizmetlerle ilgili beklentiler, pazarlama sorunları ve yönetim sorunlarına ilişkin görüşleri paylaşacağız.