İsmail Uyanık'ı Töhmet Altında Bırakmak
Yazarlar // 18 Mayıs 2019 Cumartesi 22:15

Ragıp GÖKER

Hani bazen kaş yapayım derken, göz çıkarılır ya.

Bizimki de o hesap.

Dün bu sütunlarda yayınlanan ‘’Samsunspor’da kriz çözümsüz değil’’ başlıklı yazımızda, İsmail Uyanık ve Yüksel Yıldırım arasında kriz çıktığına dair oluşan haberleri yorumlarken, kulübün sahiplerinden Yüksel Yıldırım’ın, alınacak kararlarda etkili olma isteğine atıfta bulunurken, ‘’Yüksel Yıldırım kulübün parasının nerelere harcandığını bilmek istiyor’’ ifadesinden farklı çıkarımlarda bulunanlar olduğu anlaşılıyor.

O ifadenin böyle çıkarımlar yapmaya müsait olduğunu kabul etmekle birlikte, bu ifadeden İsmail Uyanık’ı töhmet altında bırakacak çıkarımlarda bulunulacağı hiç aklıma gelmezdi.

Samsunspor’un Başkanı İsmail Uyanık değil de başka biri olsa, o cümleyi daha farklı yazardım belki ama hani nasıl söylenir kendimden şüphe ederim ama İsmail Uyanık’dan asla.

Samsun’da herkesin de böyle düşündüğüne inanırım.

Samsunspor’u bataktan kurtaracak yegane kişinin İsmail Uyanık olduğuna inandık.

Ve bu nedenle de Samsunspor’a yeniden başkan olmasını istedik.

Kaldı ki, Kulübün sahibi olan şirketin harcadığı 70 milyon liranın yaklaşık yüzde 30’u da İsmail Uyanık’ın riskidir.

Bir anlamda harcadığı para kendisinindir yani.

Bugün İstanbul’da gerçekleşecek, Uyanık Yıldırım zirvesi öncesi iki yakın arkadaş olan Samsunspor kulübünün bugünkü sahibi olan Futbol AŞ’nin iki ortağı arasına nifak sokmak, bu şehirde yaşayanların en son isteyeceği gelişmedir.

Önceki gün İsmail Uyanık’ın basın toplantısını izledim ama bir gün önce de Yüksel Yıldırım’la bir saate yakın telefon görüşmesi yaptım.

İsmail Uyanık, ‘’Yıldırım’la aranızda sorun olduğu anlaşılıyor bu durum sizi yıl ayrılığına götürür mü?’’ şeklindeki sorumuza, ‘’Kulübün sorunlarını basın önünde tartışmam’’ şeklinde olgun bir tavırla yanıtlarken, Yüksel Yıldırım’dan da İsmail Uyanık’ı incitecek tek kelime işitmedim.

Yönetim anlayışı konusunda görüş ayrılıkları oluşmasının öyle abartılacak bir durum olduğunu düşünmüyorum.

Dünkü yazıda da belirttiğim gibi, İsmail Uyanık ve Yüksel Yıldırım etle tırnak gibidir.

Ayrılamazlar.

Ayrılmamalılar.

Her ikisine de ihtiyacımız var.