İş İnsanlarının Cumartesi Toplantıları
Yazarlar // 10 Ocak 2022 Pazartesi 09:41

Ragıp GÖKER

Bugün günlerden 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü.

Meslek örgütümüz olan 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti, 40 yılını doldurmuş bir grup arkadaşımla birlikte beni de bir plaketle hatırladığı günün sabahı, Fahrettin Ulusoy davetiyle bir grup iş insanıyla birlikte kahvaltı yapma şansım olmuştu.

Halen çalışabilen ve Yener Cabbar'ın yönetimindeki Samsun'un en etkin gazetesi H.HALK'taki köşemde haftanın 6 günü yazabiliyorum çok şükür.

Bu nedenle cemiyetimiz tarafından hatırlanmak ve önemsenmiş olmanın sevinci bir tarafa, davet edildiğim kahvaltı sofrasında, Fahrettin Ulusoy'un beni tanıtırken söylediği güzel sözlerin ağırlığı altında ezilirken, gururumun okşandığını da söylemek isterim.

Günümüzde, Rahmetli Uğur Mumcu'nun ''Gazeteci; gerektiğinde güç odaklarına karşı savaşabilen kişidir'' tanımına uygun olarak bir gazetecinin mesleğini bihakkın yapabilmesi çok zor.

Çünkü gazetecilere özgürlük tanıyan 212 sayılı yasa, RTÜK yasası hazırlanırken yürürlükten kaldırılınca, gazetecilerin özgürlükleri de kısıtlanmış oldu.

212 sayılı yasa ile özlük haklarıyla güçlendirilmiş gazetecilerin özgürlüğü belki kendisine rahat çalışma alanı tanımıştı ama aslında o yasa Türk halkının haber alma özgürlüğüydü.

Çünkü halkımız, kamu kaynaklarının, nasıl harcandığını ancak gazeteler ve gazeteciler aracılıyla öğrenebilir.

Günün anlam ve önemine ait görüşlerimizi burada bitirerek, asıl konumuz olan iş insanlarının Cumartesi buluşmalarıyla ilgili konuda da birkaç kelam etmek isterim.

Samsun zor bir şehir.

Bu konuda herkes hemfikirdir sanırım.

İş yamak zordur bu şehirde yani.

Güç birliği gibi oluşumların bir türlü kurulamamasının nedeni de belki bundandır.

Birlikte hareket etmekten hep korkulmuştur.

Samsun'da Fahrettin Ulusoy, Fikri Sönmez,  Ahmet Ali Bulut'un öncülüğünde ''Cumartesi Buluşmaları'' adı altında başlatılan kahvaltılı toplantısına bile ''Bunların amaçları ne?'' şeklinde bir soruyla yaklaşarak,  kuşku bulutlarını oluşturma çabaları ''Samsun'da neden güç birlikleri oluşturulamıyor?'' sorusunun cevabıdır bit bakıma.

Buna rağmen 25-30 iş insanı her hafta sonu kahvaltıda bir araya gelmeyi başarabiliyorlar.

Birçoğunu yakından tanıdığım ve 'şehrin kanaat önderleri' olarak gördüğüm iş insanlarının bu etkinliğini her daim önemsemişimdir.

''Meşveret'' deniliyor bu türden etkinliklere

Ki;

Gerek inancımızın ve gerekse bin yılları aşan devlet geleneklerimizden kaynaklanan ve ''İki veya daha fazla kişinin birbiriyle fikir alışverişinde bulunması'' olarak tanımlanan bu türden etkinliklere şüpheyle bakılıyor olmasını da hiç bir vakit anlayamamışımdır.

Güç birliği oluşturma çabaları geçmişte de denendi.

Biri limanı, biri de Gelemen'i almak için oluşturulmak istenen güç birlikleri, hep bu türden şüpheli yaklaşımların nedeniyle başarısızlıklarla sonuçlandı.

Gerek Fahrettin Ulusoy, gerek, bir çoğunu yakından tanıdığım iş insanları ''Biz burada sadece sohbet ediyor, haftanın yorgunluğunu'' atıyoruz deseler de, aklı ve parayı doğru kullanmada mahir  bu insanların, Samsun'da yaşamın daha iyi olması için kafa yorduklarına da inanıyorum.

Konuya yarın devam etmek umudu ve dileğiyle şimdilik hoşça kalın.