İş Dünyası 2017 Yılında Neleri Tartışmalı?
Yazarlar // 07 Ocak 2017 Cumartesi 10:11

Rüştü BOZKURT

Her yılbaşında zihnimin derinliklerinde dolaşan kaygılarım beni rahatsız eder.

Gazete köşesinde herkese, her vesileyle “strateji kurgulamanın” önemini öğütleyen, eleştirelerinin ana eksenini bu yönde oluşturan birinin yıl boyunca uyacağı stratejiyi açık, anlaşılır biçimde paylaşmazsa tutarsızlık olur.

Zihnimde meşrulaştırdığım stratejiyi ne kadar yaygın paylaşırsam, işlerimin verimi o kadar artar.

İnsanlık çok önemli bir kırılma yaşıyor. Ülkemizin de 2017’ nin büyük değişim ve dönüşümler yaşayacağının öncü göstergelerinin çoğunluğumuz farkında. Farkında olduğumuz “kritik eşikleri aşarken” paylacağımız eğilimlerin olası etkilerini analiz etmek hayati önemde bir sorunumuz.

Kötülükler çıplak gelmez

Zihnimde netleşen temel eğilimlerden biri, Edgar Morin’ in uyardığı, “Hesap ve rakam barbarlığını” aşmaktır. Orhan Pamuk’ un altını çizdiği gibi, “ Kısa mesajla, 140 karakterle iletişim kurarsınız ama asla düşünce geliştiremezsiniz” uyarısını ciddiye almaktır.

Kolaycı çözümlerden uzak durmamız gerektiğini 20 yıla yakın bir zamandır okuyucuyla paylaşıyorum.

Diyorum ki, “Sonuçlar üzerinde yoğunlaşan tartışmalarımızı süreçlere odaklayalım”.

Diyorum ki, “ Alışkanlıkla yönetme anlayışını, analizle yönetme düzlemine taşıyalım”

Diyorum ki, “Aklımızı bir bilene, yerleşik doğruya, kalıp düşünceye, kör inanca, ideolojilere, ezberlere ve önyargılara teslim etmeyelim”

Diyorum ki, “Rakamla yapılan açıklamalarda, rakamların ve serilerin hangi yöntemi,hangi değişkenleri baz alarak hesaplandığını açıklamadan analiz yapmayalım”. Diyorum ki, “ Kötülük asla çıplak gelmez, üzerine mutlaka bir kutsal şal örter. Rakamları, derinlik bilgisinden kaçınan kolaycı anlatımların kutsal şalı haline getirmeyelim; kök nedenlerle uğraşalım.”

İşimizin ekosistemini kavrayalım

İkinci eğilim “işimizin ekosistemini kavramak, tanımlamak ve açıklayabilmektir”. Ekosistem, birlik içindeki organizmaların çevrelerindeki etmenlerin tümünü anlatan bir terimdir. 
Ekosistem, enerji ve maddenin, canılıların, ortam ve etkinlikleri aracılığıyla dolaşımını, dönüşümünü ve birikimini açıklar. Ekosistemimizi kavrar, tanımlar ve açırlarsak, gelişmer karşısında hayatın öz gerçekliğine yakınlaşan çözümler üretiriz. Uygun hedefleri olan ekosistemler, rekabet gücü yaratmanın gerek şartıdır. İşimizdeki ekosistemi dikkate almadan, eski ve yeni ekosistemlerin geliştirici ve engelliyici özelliklerini kavramadan etkin rekabet gücü yaratamayız. İş yönetimi bilginleri, “Pazara girme, var olma ve payımızı artırma yarışında, ekosistemler teknolojiler kadar önemlidir” genellemesine laf olsun diye ulaşmış değil.

Yeni yılda ekosistemlerin rekabet gücü yaratmadaki etkileri üzerinde kafa yormazsak, çok şey yitiririz.

Platform yapılarını yakından izleyelim

Sanayi Devrimi’nden bu yana yaklaşık 300 yılda oluşan “ürün-hattı yapıları” yerini hızla “platform yapılarına” terkediyor. Uber, Alibaba, airbnb gibi daha onlarca platform yapı hızla piyasanın hâkimi haline geliyor. Yeni oluşum rekabeti belirleyen üçüncü eğilimi oluşturuyor. SPA EMEA Başkanı Franck Cohen’in altını çizdiği gibi,” Şirketlerin rekabet gücü, arka taraftaki ana operasyonlardan, öndeki müşteri deneyimleri, pazar gelişmeleri, satış olanakları, tüketici değer, beklenti ve davranışlarını anlama işlevlerine kayıyor.” Platform yapılarda belirleyici değişken olan “etkileşim içinde yer almak ve bir ağ içinde konumlanmak” varlığı sürdürmenin ve geliştirmenin olmazsa olmazı haline geliyor. Başka bir anlatımla, “Ürün-hattı yapılarında ağırlıklı olan dönüşüm maliyetleri, platform yapılarında hızla işlem maliyetlerine kayıyor.Ürün hattı yapılarda ölçek arz cephesinden beslenirken, platform yapılarda talep cephesinden besleniyor.

Günlük medya kültürün “med-çeciz çöplüklerini süpürmeye odaklı popülist anlatımların etkisi altında kalmayı sürdürürsek “ yeraltı ve yer üstü zenginliklerimizi, fiziki sermaye stoklarımızı, teknolojik birikimlerimizi ve insan kaynağımızı etkin ve verimli değerlendiremeyiz.

Bizim bakış açımıza göre, “ hesap ve rakam barbarlığından” uzaklaşmak, “ekosistemlerimizin tanımlanmasına” kafa yormak ve “platform yapılarda yer edinmenin koşullarını tartışmak” çok önemli gündem maddeleri. Sözünü eğittiğimiz eğilimlerin fırsatlarından yararlanma, tehditlerini en düşük maliyetle savuşturma, eğilimlerin fırsat ve tehditleri ile olanak ve kısıtlarımız arasında kurulacak dengelere kafa yorma 2017 yılının ivedilikli sorunu ve önemli sorumluluğudur.