İkramiyeyle Birlikte Emekli Maaşım da Erimiş
Yazarlar // 23 Nisan 2022 Cumartesi 18:12

Ragıp GÖKER

Kendimi bildim bileli çalışıyorum.

Henüz çocukken tarlalarda tütün fidesi atmışlığım oldu.

Köyümüzde evimizin koyun-kuzu ve sarı ineğinden oluşan hayvanlarına çobanlık etmişliğim bile var.

İlkokulu bitirdiğim 1968 yılında ailem Samsun’a taşınınca, Babam beni, Sarı Mağazaların karşısındaki bir kaportacının yanına çırak olarak vermişti.

Daha sonra Ressam Hasan Şener' çıraklık ettim,

Gazi Caddesinde bir terziye çıraklığım da oldu, Rahmetli Ali Rıza Zeren'in karisör atölyesinde ustalara çekiç taşımışlığım da.

Günaydın Gazetesinin Samsun Muhabiri Ferruh Çetin'in yanında frenkçe deyimle Ofis Boy olarak çalışmaya başladığım tarih 1975 yılının Şubat ayı idi.

1981 yılında askere gidene kadar Rahmetli Ferruh Çetin'in yanında çalışmıştım.

Mesleği onun anında öğrendim Ama THA Samsun Büro Şefi İsmail Başaran beni muhabir olarak işe aldığında tarih 16 Eylül 1982 idi.

212 Sayılı Basın yasasına göre sözleşme imzaladığım gün de bu tarihe denk gelir ama SSK kimlik kartımı aldığım tarih 1 Temmuz 1980'dir aslında.

THA'nın yanı sıra, Güneş Gazetesi ve Dünya Gazetesinde de 212 Sayılı Yasaya tabi olarak çalıştım.

Demem o ki 40 yılın aşkın süredir benim adıma SGK'ya prim ödenir.

Basın iş kolunda çalışmış olmam nedeniyle yıpranma payından yararlanmış olmam nedeniyle 7160 gün prim ödenmiş bir çalışan olarak 2003 yılı Şubat ayında emekli oldum.

19 yılı aşkın süredir emekli maaşı alıyorum ama emekli olmama rağmen adıma hala prim yatıyor SGK'ya.

Demem o ki, erken emekli olanlardanım ama SGK'ya yük olanlardan değilim.

2003 yılında emekli olduğumda 540 lira maaş bağlanmış.

Emekli aylığı almaya başladığımda dolar 1,61 lira dolayındaymış.

İlk emekli maaşımın döviz olarak karşılığı 335 dolarmış.

Şimdilerde 4 bin 346 lira veriyor bana SGK.

SGK'nın ''Yaşlılık Aylığı'' olarak adlandırdığı emekli maaşımın bugünkü dolar cinsinden karşılığı ise sadece 295 dolar ediyor.

Emekli maaşım 540 liradan, 4 bin 346 liraya çıkarak görece artmış görünüyor ama madalyonun öbür yüzü çok farklı bir şey söylüyor

Gerçekte maaşım 40 dolar erimiş.

Maaşımdaki kaybımın dolar cinsinden kaybı 589 lira olmuş.

589 lirayı küçümsemeyin sakın, bir emekli için iyi para.

Ve fakat.

Asıl kayıp, su sıralar çok konuşulan bayram ikramiyesinde olmuş.

2018 yılı 7 Haziran'da bin lira olarak ödenmiş ilk bayram ikramiyesi.

Dolar o tarihte 4,46 liraymış henüz.

Bin liranın dolar cinsinden karşılığı o tarihte 224 dolarmış.

Bin liralık ikramiyenin paramızla bugünkü karşılığı 3 bin 299,52 lira ediyor.

İkramiye artacak mı henüz net bir açıklama yok ama ikramiye daha sonra bin 100 liraya çıkarılmıştı biliyorsunuz.

Yazının hazırlandığı sırada dolar 14,73 tü.

Bin 100 liralık bayram ikramiyesi bugünkü kurla 74,67 dolar ediyor.

Bu da şu anlama geliyor aslında:

Bayram ikramiyedeki kaybımız 2 bin 199 liraya ulaşmış.

Hükümetin ikramiyeyi 224 dolar karşılığı olan 3 bin 299 lira olarak ödemesini beklemiyorum elbette ama 74 dolar karşılığındaki bin 100 lirada olmasını beklemem açıkça.

İkramiyelerdeki düzenlemeyi hükümetimizin bir bağışı olarak da görmediğimi de söylemek isterim.

Çünkü Anayasamıza ''Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.'' şeklinde yazılı ifade, bayram ikramiyesinin bir yurttaş olarak benim milli gelirden alacağım bir pay olduğunu anlatıyor aslında.

Haksız mıyım?