Gurbetten Kısa Kısa…
Yazarlar // 02 Mayıs 2016 Pazartesi 00:00

Turgay SÖZEN

Siz, hayatınızın onlarca yılını geçirdiğiniz,

Yüzlerce dostunuzun, kardeşinizin olduğu bir kentten, hiç tanımadığınız bir kente göçtünüz mü?

Yaşadığınız kentin sokaklarında, yaşamınızda hiç görmediğiniz insanların yüzlerine aval aval baktınız mı?

Benim gibi, Samsun'daki dostlarını, kardeşlerini görünce yüreğiniz kıpırdadı, hatta zıpladı mı?

Her gün, Samsun'daki dostlarınızın, kardeşlerinizin sosyal medyadaki fotoğraflarını beğenme yarışına girdiniz mi?

Yoksa dostlarınızın, kardeşlerinizin acılarını, sevinçlerini, sosyal medyadan veya telefondan paylaşmak zorunda mı kaldınız, yoksa fiilen katılamadığınız için, kendinizi kahrettiniz mi?

Bunlara cevabınız "evet " ise, benim gibi gurbettesiniz demektir.

"Hayır" ise, "elinizdeki kıymetlerin değerini bilin" düşüncemi de naçizane tavsiye ediyorum.

Başka Samsun ve dostluklar yok.

Lütfen Samsun’un ve dostluklarınızın kıymetini bilin

....

Samsun Gazeteciler Cemiyeti’nin ve Başkan Mehmet Yazıcı'nın çalışmalarını izliyorum.

Samsun’daki gazeteciler arasındaki birlik ve beraberliğini tesisi adına, cemiyetinin aktif çalışma programını dondurduğunu açıkladığı halde, çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor…

Son olarak sosyal medyada yer alan, hatta Cemiyetin Başkan Yardımcısı Resul Akçay kardeşimin de rol aldığı “Kime Niyet, Kime Kısmet” adlı tiyatro oyununun fotoğraflarını keyifle izledim. Beğeni yorumlarını da keyifle okudum.

Geçmişine sahip çıkan, rahmete ermiş meslek büyüklerimizin aramızdan ayrılışlarının yıl dönümlerinde onları hatırlayıp, ziyaret edip, meslektaşlarının da anması için çaba göstermesinin bile çok önemli olduğunu düşünüyorum. Cemiyetin kuruluşunun 20. yılı için PTT tarafından bastırılan Filoteli Pulu, gelecekte cemiyetin ve çalışmalarının hep anılacağının göstergesi olarak karşımızda duruyor.

Samsun Gazeteciler Cemiyeti pankartı ile Samsun’un önemli bir değeri olan Samsunsporumuzun deplasmandaki maçlarına destek vermek için yapılan seyahatler, pekiştirilen, kazanılan dostluklar, anılar… Sürüp gidiyor… Bunlar bir çırpıda sayabildiklerimiz.

Hep meslektaşlarına bir şeyler kazandırmak için çalışıp, çabaladığını izliyorum…

Meslektaşlarımızın çalışmalarla ilgili zaman zaman yazdığı yazıları okuyor, birlikte yapılan çalışmaların sosyal medyadaki fotoğraflarını keyifle izliyorum.

Başkanı ve yönetim kurulunu kutlamamak elde değil.

Kim inkâr edebilir ki, gerçek ortadadır.

Samsun zor bir kent!

Son yazısı, onun bile, 'PES' ettiğini gösteriyor!

Kişisel çalışmalarını devam ettirse bile, bu durum beni üzüyor!

Yazıcı, yazısında, "Evet! Sonunda bıkkınlık geldi… Hazır Samsun Gazeteciler Cemiyeti’ni de ayağa kaldırmışken, tadında bırakmak lazımdı… Cemiyet varlığını sürdürüyor hala… Ama tüm projelerimizi askıya aldık… Gerçi herkesi birer ev sahibi yapmaktı niyetim… Ama olmadı… Ben pes ettim…" diyor.

"Pes" etmemek, çalışmaya, hizmet üretmeye devam etmek gerek diye düşünüyorum.

.....

 

Samsun, yıllardan bu yana kimlik arayışı içerisinde bocalayıp duruyor.

Sağlık kenti, Turizm kenti, Ticaret kenti, Tarım kenti, Sanayi kenti, Eğitim kenti, Spor kenti...

Kimlik arayışı sürüyor...

Samsun, tarihi, sanayisi, ihracatı, insan kaynakları, turizm potansiyeli, tarım ve tarıma dayalı sanayi potansiyeli ile ülkemizin önemli kentlerinden biridir.

Ancak, bir türlü ne olacağına karar verememiştir.

Bu kararsızlık, mevcut kaynaklarının da yok olmasına, heba olmasına sebep olmaktadır.

Bir zamanlar, Karadeniz'in en önemli fuar ve ticaret kentinden eser kalmamıştır.

Sanayi zaten yoktur.

Bafra ve Çarşamba Ovaları üzerine yapılan sanayi tesisleri, siteleri, spor tesisleri ile gerçek fonksiyonu göz ardı edilerek bitirilmiştir.

Turizm de, önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen, ülke bütünlüğü içerisinde değerlendirildiğinde, hak ettiği yeri alabileceğini düşünmüyorum.

Spor alanında da, son yıllarda iki spor bakanı çıkardığı halde, yeterli desteği alamadı.

Geriye bir şey kalıyor.

Sevgili Osman Kara Ağabey'in muhtelif yazılarında vurguladığı gibi,

"Samsun, Eğitim Kenti olmalıdır"

Ondokuzmayıs Üniversitesi, ülkemizin önemli bir bilim ve eğitim kurumlarından biridir.

Bünyesinden dört tane üniversite çıkarmış olmasına rağmen, bugün hala diriliğini ve eğitim alanındaki dinginliğini koruyor.

Buradan, şuraya gelmek istiyorum.

Samsun’a “İkinci bir Devlet Üniversitesi kurulması”, bunun için çalışmaların acilen başlatılması hayati önemdedir.

Kent ile üniversiteyi buluşturan, birleştiren bu potansiyel, Samsun da ve Ondokuzmayıs Üniversitesi'nde vardır.

Yeter ki siyasi, mülki, yerel, STK… Daha da önemlisi Samsunlunun iradesi ortaya konulsun ve çalışmalar başlasın.

Bunun, 'Hızlı Tren’nden daha öncelikli ve Samsun'un geleceğini ilgilendiren bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Sevgi ve sağlıkla kalın