Gazetecinin İşi Eleştirmek
Yazarlar // 16 Kasım 2017 Perşembe 12:22

Turgay SÖZEN

Gazetecileri hep olumsuz şeyleri gündeme getirmekle suçlarlar.

 

Gazetecinin toplumsal görevi; öncelikle toplumdaki aksaklıkları ve yanlışları gündeme getirmektir ki bunları yapanlar kendilerine çeki-düzen versin, bu olumsuzluklar ortadan kalksın.

Ancak, gözündeki merteği görmeden başkasının gözündeki çöpü görmeye meraklı olan insanlar, gazetecileri eleştirmeye, özellikle de suçlamaya bayılır.

Adam bir büyük içki içmiş, üstelik de arabasına binmiş trafiğe çıkmış, tam bir trafik canavarı olmuş, çevirmeye düşmüş, görevini yapmaya çalışan gazeteciye saldırır!

Kamu görevlisi görevini ihmal etmiş, hatta kötüye kullanmış, göreviyle ilgili kendisine çıkar sağlamış, bunu haber yapmaya çalışarak görevini ifa eden gazeteciye saldırır!

Bir başkası, minicik çocukları, gençleri zehirlemiş, hatta hayatlarına kastetmiş, yine gazeteciyi suçlar!

Bir başkası, yapması gerekenleri yapmaz, devleti zarara uğratır veya insanlara ve topluma zarar verir. Eşinin, çocuğunun, insanların hayatına, malına, canına kasteder, insanları zehirler, yine pişkince basına saldırır!

Bu böyle uzayıp gider...

İstisnalarını tenzih ediyorum, üstelik de bazı siyasiler ve kendini bilmezler de buna çanak tutar, bunları korumaya kalkar.

Bunu da ilgilinin kendi düşüncesinde olduğu veya çıkarına dokunması gibi çok ilkel bir sebeplerle yapar!

Size ne kardeşim, suçlu cezasını çeksin!

Ne yapalım, insanların düşüncelerine, tercihlerine yapacak bir şey yok.

Biz doğru, objektif, toplumsal-mesleki etik ve ahlaka uygun olarak görevimizi yapalım yeter.

Gerisini kamuoyu değerlendirir.

 

*****

 

Elli küsur yıl yaşadığım Samsun'u hep izliyor, olumlu veya olumsuz gelişmeleri takip ediyorum. Bu kentin biz gazetecilerin üçüncü sayfa haberleri dediğimiz konularla ilgili durum ve sicili oldukça bozuk.

Bunu ifade etmek için bozuk kelimesinin bile yetmediğini bilirim, bilirim de söylemeye dilim varmaz.

Sigara içmediği için, sigara isteyen birine sigara veremediği için hayatını kaybeden insanları bilirim.

Okul önlerinde, şehrin merkezi yerlerinde her türlü kanunsuzluğun yapıldığı, insan ve toplumsal hayata saldırıldığı haberleri üçüncü sayfalarda yer alır.

Bakar, üzülür geçeriz.

Nasıl düzelmez, neden düzelmez, düşünürüz ama cevabını bulamayız.

Öte yandan böyle gelmiş, böyle gitmemesi gerektiğini buradan bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bunun için de görev, kamu yöneticileriyle, vatandaşlık bilinci gelişmiş Samsunlulara düşmektedir.

Samsunlular çevrelerinde gördükleri yasadışı olumsuzlukları zaman geçirmeksizin emniyet güçlerine bildirmeli. 155 telefonunu aramak çok önemli bir vatandaşlık görevidir.

Umudumuz; çocuklarımızın ve torunlarımızın; refahı yüksek, mutlu bir Samsun'da huzur içerisinde yaşaması...

Fazla bir şey istemiyoruz sanırım...

Sağlıklı ve sevgiyle kalın.