Evet mi Hayır mı
Yazarlar // 16 Şubat 2017 Perşembe 20:24

Ragıp GÖKER

İlk gençlik yıllarımızdan kalma "Evet mi, hayır mı söyle bana nedir senin cevabın"adlı şarkıyı şu sıralar dilime pelesenk ettim.

Evet mi diyeceğiz, Hayır mı..?

Bugünlerde herkes bir birine bunu soruyor.

Bir kaç gün önce Başkan Erdoğan Tok'la yapacağımız röportaj için gittiğimiz İlkadım Belediyesinde, Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Oktay Çakır, başkanı beklerken yaptığımız sohbetteki bütün konuşmalarını "Evet" diyerek bitiriyordu

Şaka yollu da olsa belikli "Evet" dememi istiyordu.

"Hayırlısı neyse o olsun" demekle yetindim.

Referandum süreçleri her zaman sancılı geçmiştir.

Başkanlık sistemini de içeren Yeni Anayasa için yapılacak referandum, benim meslek yaşamımdaki dördüncü referandum olacak.

İlk referandum Türk Haberler Ajansı (THA)' da çalıştığım sıralarda, sıkıyönetim koşulları altında gidilen ve milletin yüzde 91,37' sinin kabul ettiği 1982 Anayasası içindi.

Milletin neredeyse tamamının kabul ettiği o anayasadan kurtulmak için şimdi yeniden millete gidip, bu defa Yeni Anayasa için oy isteyeceğiz.

Ki;

O anayasanın büyük bir bölümü daha önce zaten değişmişti ama bu durum "Millete sormak lazım" fikrinin her zaman doğru sonuç verip vermediği konusunda kafamı biraz karıştırdı.

1982 Anayasasının getirdiği siyasi yasakları kaldırmak için gidilen 1987 referandumu, o zamanki iktidar partisi Anap ve darbecilerin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'le, blok halinde hareket eden muhalefeti karşı karşıya getirmişti.

Meydanlarda gerginlik de vardı, şenlik de.

Devlet Bakanı Güneş Taner referandum sürecinde üzerinde "Hayır" yazılı kahverengi bir yelekle gezerdi ama millet Turgut Özal'ın partisi ve Cumhurbaşkanı gibi düşünmemiş yasakları kaldırmıştı.

O tarihlerde Güneş Gazetesinde çalışıyordum, gazetenin en etkili yazarı Çetin Altan, TİP Milletvekiliyken mecliste Adalet Partililerin saldırısına uğradığı için Süleyman Demirel'in siyasete dönmesini istemiyor, bu nedenle Referandumda "Hayır" diyeceğini yazıyordu.

Turan Emeksiz'in öldürdüğü gün yazdığı ve basın tarihinde

Fenomen sayılan "Bugün canım yazmak istemiyor" diye yazdığı gibi, referandum günü de oy pusulalarının rengine atıfta bulunarak,“İnsanlar ikiye ayrılır.  Akını b.kuna karıştıranlar ve karıştırmayanlar...”diye tek satırlık yazı yazmıştı.

O yazı yayınlanmamış ve Çetin Altan Güneş'ten ayrılmıştı.

Çetin Altan'ın bu tutumu, gazetenin başında Mehmet Barlas gibi iktidar yanlısı yayın yönetmeni varken bile, iktidarla gazetenin arasını açmıştı.

O yıllarda da gazeteler kontrol edilmek isteniyordu.

Bu referandum sürecinde de görüşlerini açıklayanların başına gelenlere bakınca, kişiler farklı da olsa şimdi yaşananlara benziyor aslında.

16 Nisan'da önüne sandık konulacak milletimizin bir kısmı "Evet" derken, bir kısmı da "Hayır" diyecek.

Sandıktan çıkacak sonuç ne olursa olsun ne,"Evet" diyen 'Vatan Haini' olacak, ne de "Hayır" diyen.

Bu topraklarda yine kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz