Dünya’da Söz Sahibi Olmak
Yazarlar // 06 Nisan 2018 Cuma 15:10

Ragıp GÖKER

Önceki gün Samsun’a gelen Kalkınma Bakanı Lütfü Elvan, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ı ziyareti sırasında Samsun’un Dünya’da söz sahibi olabilecek potansiyele sahip bir şehir olduğunu söylemiş. Doğrusunu söylemek gerekirse, Bakan’ın böyle konuşması ruhumu okşadı. Egom tavan yaptı. Egosu şişkin biri olmasam da bu durum bende tavan yaptıysa, Bakan’ın yönettiği şehre dair övgüleri, Büyükşehir Belediye Başkanımızı uçurmuştur sanırım. Kalkınma Bakanı’nın söylemiyle, Dünya, ileride bizi konuşacaksa bir durum tespiti yapmamız gerekir. Envanterimizi çıkaralım evvela. Nelere sahip olduğumu tespit etmemiz gerektiğini düşündüm yani. Ve fakat.. Bakan, Samsun’un ihraç ürünlerinden söz ederken, fındığı örnek verince, o an anladım ki, o büyük lafı yani söylediklerinin altını doldurmak için kullandığını anladım. Bizim topraklarımızda da fındık yetiştirildiğini bilirim, bunun için Terme ve Çarşamba’da fındık ihracatında başarılı olmuş tüccarlarımızın bazılarını tanırım bile. Kazım Yılmaz, Mithat Yılmaz ve Azmi Yılmaz ve Karaçuha’lar gibi aralarında şirketlerini İSO’nun açıkladığı ülkenin 500 büyük firması arasına sokan işadamlarımız var. Ama fındık bizim ürünümüz değil sonuçta. Giresun ve Ordu övünsün bununla. Onların hakkıdır daha çok ancak, fındık ihraç etmek bile Dünya’da söz sahibi olmaya yetmez aslında. Teknoloji üretebiliyor muyuz siz onu söyleyin bana asıl. Cerrahi alet üretiminde Dünya’daki üç önemli merkezden biriyiz ve bununla övünüyoruz ancak, bunda da yüksek teknolojiye ulaşabilmiş değiliz henüz. Limanımızdan hububat ürünlerinin yanı sıra kereste ihracatı yapılıyor bolca. Biraz da demir ve çelik! Bunların da toplamı 400 milyon dolar civarında. Nerede ileri teknoloji! Yok. Olması için gayette yok. Değişime de kapalıyız. Belediye Başkanı bile 20 yıldır aynı kişi. TSO’ya seçtiği yöneticileri bile değiştirme gereği duymuyor bu şehir. Durumdan memnun herkes! Yılardır yerimizde sayıyor olsak da gururumuzu okşayacak sözleri duymak hoşumuza gidiyor. Hamaset egomuza tavan yaptırsa da, karın doyurmuyor maalesef.