İlkadım
Dram Komediye Dönüşürken
Yazarlar // 20 Şubat 2019 Çarşamba 18:39

Suat BAŞARAN

Ödül almış bir karikatürdü...
Sırtlarında devasa haçları, bir grup misyoner papaz, puta secde eden yerlilere bakarak gülüşüyorlar...


*****

İnsanlar çoğu kez başkasının kusurlarını daha net görür...
Kendi eylemleriyle, küçümsedikleri muhataplarının eylemleri arasındaki benzerlikleri kaçırırlar...
Oysa, o kadar benzerler ki birbirlerine... Kullandıkları semboler farklıdır sadece...


*****

Buna rağmen İsterler ki, ilkellerin(!) düştükleri zilletle, kendilerinin ulaştığı izzet(!) karşılaştırılsın ve hakları teslim edilsin...
Aralarında bir fark göremeyip, “İkiniz de aynısınız!” diyenlerden nefret ederler bu sebeple...
Çünkü o kadar emindirler ki kendilerinin farklı olduğundan...


*****

Mesela: Muhalefet liderleri, tren kazasında istifa etmeyen yetkilileri kınar ve Avrupa’dan örnekler verir... Kendileri kaç kez seçim kaybetmiştir, istifayı düşünmezler... Avrupai ölçütleri(!) unutulur birden... Sonra da halkımızın ne kadar duyarsız olduğundan dem vurulur...
Kendi mesuliyet alanlarında ortaya koydukları tavırla, muhataplarından bekledikleri arasında tezat ortadayken; halk ne yapsın?
Gülüp geçecek ve bildiğini okuyacak elbette...


*****

Komedi bir yönüyle böyle bir şey aslında…
Çelişkiler gülme duygusunu tetikler...
Acınası durumdaki bir insan, kendi durumunun ayırtına varamayıp, başkalarının kusurlarıyla veya eksiklikleriyle alay etmeye başlayınca, dram, komediye dönüşür...


*****

Kendi yırtıklarından mahrem yerleri gözükenlerin, başkasının yırtıklarıyla alay etmeleridir dramın komediye dönüşmesi...
Bugün ülkemizde olan tam da budur...
Çöküşün eşiğindeki ülkede (Allah korusun), vurdum duymazlık alıp başını gidiyorsa, bir sebebi de eleştirdikleri kusurları ısrarla bünyelerinde barındırmaya devam eden oluşumlar ve liderleridir...