Chp'de Demokrası
Yazarlar // 06 Aralık 2016 Salı 20:28

Ragıp GÖKER

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,  Adana Mitinginde isimlerini okuduğu tutuklu gazeteciler için, alandakilerin ‘’Burada’’ demelerini istemiş.
Bu durum bazı partililerin canını sıkmış.
Bolu Milletvekili Tanju Özcan’ın başlattığı protesto eylemi bir anda büyüdü.
Parti içindeki bazı gurupların, CHP’ye muhalefeti zaten bilinen bir durumdur ama Türkiye’nin her bakımdan olağanüstü bir dönemden geçtiği bu günlerde yapılan bu eylemi, demokratik bir tavır olarak değerlendirmekte zorlanıyorum.
Gazeteci platformunun verilerine göre tutuklu gazeteci sayısı 146’ya ulaşmış.
AB’den bu konuda ülkemize yoğun eleştiri geliyor.
Adalet Bakanlığı gazetecilikten hapse girmediklerini iddia ederken, CHP ise, gazetecilerin hapse atılmasını demokrasi ayıbı olarak görüyor.
Kılıçdaroğlu’nun isimlerini okuduğu gazeteciler arasında terör örgütleriyle organik bağı olanlar var mıdır, henüz yargılama başlamadığı için bunu da bilmiyoruz.
Bu durumda CHP liderinin gazetecilere özgürlük istemesi de normal karşılanmalı.
Protestoyu başlatan Bolu Milletvekili, Ergenekon kumpası içinde olduklarına inandığı Mehmet Altan ile Nazlı Ilıcak’ın isimlerinin okunmasına itiraz etmiş.
Nazlı Ilıcak’ın ve Altan kardeşlerin Ergenekon sürecinin ateşli savunucuları olduklarını biliyoruz ama sosyal demokrasi anlayışa göre siyaset yapan CHP’nin liderinden gazetecilere özgürlük isterken, Ilıcak ve Altan’ı diğerlerinden ayırması beklenemezdi.
CHP, OHAL sürecindeki bazı uygulamaları nedeniyle hükümeti öç almakla suçlarken, CHP’den milletvekili seçilmiş bir siyasetçinin, ergenekon sürecini savundukları gerekçesiyle, bu iki gazeteciye de özgürlük istediği için partisini rayından çıkmakla suçlamasını anlamakta zorlanıyorum.
O Milletvekili,  hükümetin OHAL uygulamalarını onayladığı için mi Genel Başkanını ‘’Partiyi yönetemiyor’’ diye suçladı bilmiyorum ama Kılıçdaroğlu, demokrat bir siyasetçinin yapması gerekeni yapmıştır.
‘Devlet Adamı’, olaylara intikam duygusuyla yaklaşamaz.
Ki, ergenekon kumpaslarının mağdurları bile, kendilerine o kumpası kuranlar için de adıl yargılama çağrısında bulunmuşlardı.
Bu arada ‘’Bu davanın avukatıyım’’ diyerek Ergenekon mağdurlarının yanında duran Deniz Baykal’ın ‘’İki ismi okumasaydı keşke’’ diyerek, Kılıçdaorğlu’nu düzeltme yapmaya çağırmasına şaşırdığımı da söylemek isterim.
Baykal’ın da öteden beri ‘’Demokrasinin azı, çoğu olmaz’’ dediği gibi, kişiye göre demokrasi de olmaz.
Kişi ya demokrattır.
Ya da değildir.
Konu bu kadar basit aslında.