Chp Masadan Mı Kaçtı
Yazarlar // 18 Şubat 2016 Perşembe 00:00

Ragıp GÖKER

Yeni Anayasa hazırlıkları için TBMM’de kurulan komisyon dün dağılmış.
Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik, CHP’yi komisyonu sabote etmekle suçladı.
Çelik komisyonun çalışmalarına HDP ve MHP ile devam edeceklerini söyledi ama ana muhalefet partisinin olmadığı bir komisyonun yeni anayasa yapmak gibi bir işlev yapamayacağı da bilinir.
O nedenle komisyonu dağılmış sayabiliriz.
O komisyondan bir sonuç çıkmasını zaten beklemiyorduk.
Öylesine toplanmışlardı zira.
Çünkü AK Parti ‘’İlle de başkanlık sistemi’’ derken.
CHP ‘Başkanlık Sistemini’ konuşmayacaklarını baştan söylemişti.
MHP ve HDP’ de başkanlık sistemine karşı olduklarını en başından biliniyordu ama HDP, AK Partinin nasıl bir sistem önereceğini görmek için masada kaldıklarını açıklıyor.
‘’CHP masada kalıp, AK Partinin nasıl bir sistem önerdiğini görmek için beklemelimiydi‘’ diyenler olacaktır.
Bunun pek anlamı olduğunu sanmıyorum.
Çünkü parlamenter sistemi savunan CHP’nin, AK Partinin nasıl bir sistemi önereceği konusunda bir merakının olmadığına da inanıyorum.
Türkiye bir an önce bu darbe anayasasından kurtulmalı ve yeni bir anayasa yapmalıdır.
Ve fakat
AK Partinin Yeni anayasa için ‘Başkanlık sistemi’ dayatmasını da doğru bulmuyorum.
Bu nedenle CHP komisyondan çekilmekle kendi siyasi anlayışı bakımından doğru bir iş yapmıştır.
Neden?
7 Haziran sonrası süreçte ‘İstikşafı görüşmeler’ adı altında yapılan hükümet kurma görüşmelerinin 36 gün sonra koalisyon teklifi bile yapılmadan sonlanması, CHP’de AK Parti ile ortak çalışma yapılacağı inancını yok etmiştir.
CHP yönetimi, o süreçte yaşananları kamuoyuna anlatmakta çok zorlanmıştı.
CHP’de,  AK Partinin yeni anaysa için masaya başkanlık sistemi dayatmasından başka bir öneriyle gelmeyeceği inancı yaygındır.
CHP kurmaylarını böyle düşündükleri için de suçlayamam.
AK Parti, yeni anayasayı başkanlık sistemi eksenine oturtmuştur.
Çünkü ‘Saray’ böyle istiyor.
Muhtarları saraya toplayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da her toplantıda sözü mutlaka başkanlık sistemine getiriyor.
Yeni anayasanın başkanlık sisteminde kilitlendiği anlaşılıyor.
O nedenle bu yapısıyla meclisin yeni bir anayasa yapmasını beklemiyorum.
AK Partinin önünde şimdi iki seçenek duruyor.
İlk seçenek referandumdur.
Ama risklidir.
Ben referandumdan AK Partinin umduğu sonucu alamayacağını düşünüyorum.
Gerek 7 Haziran ve gerekse 1 Kasım seçimleri öncesi gazete olarak yaptığımız seçim çalışmaları sırasında, oyunu AK Partiye vereceğini beyan edenler arasında bile başkanlık sistemini doğru bulmadığını söyleyenlerin olduğunu görmüştük.
AK Parti’nin önünde erken genel seçime gitmek, ikinci seçenek olarak duruyor.
AK Partinin, HDP ve MHP’nin barajın altında kalabileceğini varsayarak, erken seçimde anayasayı değiştirecek çoğunluğa ulaşacağına inanması nedeniyle erken seçime gideceğini düşünmek, akla en yatkın seçenek gibi görülüyor.