Büyüme Rakamları Ne Anlatıyor!
Yazarlar // 12 Aralık 2017 Salı 23:01

Ragıp GÖKER

Türkiye İstatistik Kurumu  (TÜİK) bu yılın üçüncü çeyreğinde ülkemizin yüzde 11.1 oranında büyüdüğünü açıklamış.
Bu bir rekordur.
Ama ne kadar gerçekçi?
Bu konuda şüphelerim var.
Dün bir mesaj aldığım MHP Gurup Başkan Vekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta da, TÜİK rakamlarının bütünüyle gerçeği yansıtmadığını düşünüyor.
Devlet Planlama Teşkilatı (DPT)’de uzun yıllar çalışmasının yanı sıra Ekonomi Bakanlığında Müsteşar Yardımcısı olarak görev yaparken, Samsun Milletvekili seçilen Erhan Usta, ekonomi rakamlarını ülkemizde en doğru şekilde okuyup, yorumlayan uzmanlardan biridir.
Usta, TÜİK’in açıkladığı 2017 yılı 3. çeyrek büyüme hızının yüzde11.1olma nedenini, büyüme hızının, hain darbe girişimi nedeniyle bir önceki yılın aynı dönemde binde sekiz (% 0.8) olarak gerçekleşmesine bağlıyor.
Üçüncü çeyrekteki büyüme hızının rekor kırmasında, konut ve tüketici kredilerinin artmasının da etkili olduğunu iddia ediyor Usta.
Bu dönemde konut ve tüketici kredileri yüzde 17,4, kredi kartı harcamaları da 17,7 oranında artmış.
TÜİK verilerine göre, aynı dönemde hane halkı harcamalarının da 23,9 oranında arttığı biliniyor.
Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış büyüme hızının yüzde 1,2 olarak açıklandığına dikkati çeken Erhan Usta, geçen dönem 2,2 olarak açıklandığı düşünüldüğünde, bu yılın üçüncü çeyreğinde ekonomimizin yavaşladığını, çünkü her çeyrek 1,2 büyüyen ekonominin, yıllık büyüme hızının 4,9 olarak gerçekleşeceğini iddia etti.
Bu nedenle 3. çeyrek büyümesinin soğukkanlı analiz edilmesi gerektiğini de söyleyen Erhan Usta,  ‘’daha büyük resme odaklanmalıyız’’ demeyi de ihmal etmiyor.
Dünya Bankasının ülkeleri GSYH rakamlarıyla dolar bazında sınıflandırdığına da dikkati çeken Usta, Türkiye’nin 2013 yılında yüksek gelir gurubuna yaklaştığını, bu yıldan sonra hacimsel anlamda büyüyor gibi gözüksek de, bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren, bu hedeften saptığımızı da söylüyor.
20 yıl önce tanıştığımız yüksek-orta gelir gurubuyla, yüksek gelir gurubuna yaklaşmışken, bundan hızla uzaklaştığımızı da belirten Erhan Usta, ülkemizin içine düşütü orta gelir tuzağından bir an önce uzaklaşması gerektiğini de ifade etti.
Orta gelir tuzağından nasıl kurtuluruz?
Türkiye bunu uzun süredir tartışıyor.
Bu tuzaktan kurtulmanın tek yolu, yüksek teknolojidir.
Endüstri 4.0 aşamasının konuşulduğu şu sıralarda, ileri teknoloji gerektiren üretim yapmanın yolu da, öncelikle eğitim sistemimizi değiştirmektir.
İSO’nun açıkladığı 500 büyük firmamız arasında yüksek teknoloji getiren ürünleri üreten firma sayımız bir elin parmaklarını geçmiyor.
Toplam ihracatımız içindeki ileri teknoloji ürünlerinin oranı sadece binde iki maalesef.
Valimiz, internette Samsun’u aradığında karşısına Samsung’un çıktığından şikâyet ediyor ya.
Şunu sorgulamalıyız aslında.
Ülkemizin geçen yılki toplam geliri (Gayri Safi Milli Hasıla) 857,7 milyar dolarken, 44,6 milyar dolar gelir elde Samsung gibi bir şirketi neden yaratamadık.
Peki, böyle bir şirketi yaratmak mümkün mü?
Elbette mümkün.
Ancak bunun için önce kısır siyasi çekişmeleri bir tarafa bırakıp, bir dizi yapısal reformu gerçekleştirmemiz gerekiyor.