Bu Sorular Hepimize
Yazarlar // 23 Ocak 2015 Cuma 00:00

Suat BAŞARAN

Bir insan ananıza küfretse, onunla aynı masada oturur musunuz?
Sizi dolandırsa, size şerefsizlik yapsa…
Yine de onunla dost olur musunuz?
“Hayır” mı dediniz?
Peki bu fiiller bir arkadaşınıza, ülküdaşınıza karşı işlense…
Ne yaparsınız?
Ben cevaplayayım:
Hiçbir şey…
Kendimi de dahil ediyorum.
Hiçbir şey yapmayız…
İstisnalar vardır elbette ve onları burada saygıyla yad ediyorum.
*****
Güya kardeşiz ve ülküdaşız.
Konuşunca mangalda kül bırakmıyoruz.
Adamın biri bir ülkücüye çok iğrenç bir iftira adıyor.
İftira atılan ülkücünün sözde arkadaşları iftira atanla sarmaş dolaş…
Ya iftira doğrudur ve böyle bir adamla arkadaşlığı keseceksin, ya da iftira atanla selâm sabahı…
Veyahut ikisiyle de aran iyiyse bir araya getirip “nedir şu aranızdaki mesele” deyip meseleyi halletmeye çalışacaksın…
Hayır!
Genelde hiçbir yapılmaz.
İkisiyle ilişkiye devam edilir…
*****
Bayılıyorum bu geniş yürekli ülküdaşlara…
Herkesi kucaklamak istiyorlar.
Kendisinin tavuğuna kışt diyene karşı, dünyayı zindan edecek kadar gözünü karartanlar, arkadaşlarını hayatını karartanlar karşısında hoşgörü ve sevgi kelebeğine dönüşüveriyorlar.
*****
Bir insanın ülkücülere küfretmesi için davaya ne kadar hizmet etmesi gerekiyor?
Onlara “piç”deme hakkını kendinde bulabilmesi için bir hizmet sınırı var mıdır?
“Var” diyenler varsa, Allah yollarını açık etsin!
Zekâmızla alay etmesinler yeter ki..