Bu Nasıl Çağ Atlamak
Yazarlar // 07 Şubat 2016 Pazar 00:00

Ragıp GÖKER

Kirazlık’taki Organize Sanayi Bölgesinin bulunduğu sahilde yaptırılan arıtma tesisini
açan Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, ‘’Bu tesis, Samsun’a çağ
atlattı’’ demiş.
Pek güzel de, Çatalçam Plajına verilen ‘Mavi Bayrak’ deniz suyuna kanalizasyon
karıştığı gerekçesiyle geri alınmış ama.
O vakit ‘’Sevsinler böyle çağ atlamayı’’ dersek bize kimse gönül koymasın.
Bizim büyükşehir Belediyesinin yönetimi, küçük işleri bile ‘büyük İş’ gibi göstermesi
bakımından oldukça mahir maşallah.
Bir vakit ‘’Samsun uçtu’’ bile demişlerdi.
Bu nasıl uçmaktı bir anlasak.
Bu sözün, Samsun’dan başka bir şehri görmeyenler için etkileyici olduğunu kabul
ederim.
Ama Gaziantep’i, Eskişehir’i ve Kayseri’yi görenler için bu söz pek inandırıcı
gelmiyor.
Durumumuza bir bakın.
Ekonomimiz yerinde sayıyor.
Çiftlik caddesini ele alalım.
Altı ayda bir, bazı dükkanlar boşalıyor.
Neden böyle oluyor.
bunu analmak için ilim tahsil etmeye gerek yok. Adamlar batıyor da o nedenle
kapanıyor dükkanlar.
Sanayimiz yerinde sayıyor.
20 yılda bir arpa boyu yol alamadık.
İhracatımızın 5 milyar dolara çıkacağı söylenmişti.
Rakama heyecan verici ama ortaya atılan bu hedefin tutmayacağı belliydi. İhraç
ürünlerimizin toplamı 400 milyon doları geçemiyor zira.
Bırakın 5 milyar hedefini, 400 milyon seviyesinde tutunmasına bile sevinir hale geldik.
‘’Büyükşehri Belediye Başkanıyla ekonominin ne alakası var’’ dediğinizi duyar
gibiyim.
Hatırla o zaman 1999 seçimlerini.
Bay Başkan ‘’Ben şehrin katalizörü olacağım’’ demiş ve oylarınızı öyle almıştı.
O bakımdan bir ilgi var yani.
Belediyelerin hizmet anlayışı zaten değişti.
Yol ve kanalizasyon gibi işler zaten sırdan görülüyor.
Büyükşehir Belediye Başkanlarından şehrin önderi olması isteniyor.
Bursa, Konya, Kayseri ve Gaziantep Büyükşehri Belediye Başkanlarını buna örnek
verebiliriz.
Eskişehir’in Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in hakkını da yemeyelim.
Başka şehirler de vardır ama kalkınan şehirlere örnek verilecekse bu beş şehirden
başlamak gerektiğini düşünüyorum.
‘’Kirazlık’taki arıtma tesisini beğenmedin m?’’ diye sorarsanız, buna verilecek
cevabım ‘’Elbette beğendim’’ olur.
Ama abartmanın ne anlamı var.
Eleştirimin nedeni de, burada dilim söylemeye varmıyor ama plajların bulunduğu
Çatalçam’da denize bilmem ne bulaşırken, hiç plajın olmadığı ve bu nedenle de
denize girenlerin bulunmadığı, Kirazlıktaki arıtma tesisinin, şehre nasıl çağ atlattığı
konusunda bir bağ kurmammış olmamdır.