Bırak Bencilliği
Yazarlar // 01 Mayıs 2016 Pazar 00:00

Yavuz BAŞAR

Öyle bencil varlıklarız ki biz, sevmeden sevilmek peşine düşmüşüz, bulamayınca da isyanın karanlık denizlerinde çırpınıyoruz. Sevmeyi bilmeden, sevmeyi öğrenmeden, düşünmeden sevmek nedir? Diye, sevilmeye uğraşıyoruz.

Bir çocuk hiç yürümeden koşabilir mi? Bir çocuk hiç yazmadan okuyabilir mi? Biri gelsin egomuzu okşasın isteriz, biri gelsin yalnızlığımızı paylaşsın isteriz, iliklerimize kadar korkarız yalnızlıktan.

Ama sıra sevmeye ve vermeye geldiğinde oyunbozan bir çocuk gibi yan çizeriz. Yok öyle yağma, yok öyle bol keseden yemek, yok öyle kolay iş, yok öyle vermeden almak ve kaçmak, emek gerek arkadaş, emek gerek!

Sevilmek istiyorsan arkadaş, sarsılmaz dağ olacaksın. Sevilmek istiyorsan arkadaş, cesur ve kocaman bir yüreğin olacak, Sevilmek istiyorsan arkadaş, ağzınla değil yüreğinle konuşacaksın.

Nasıl mı öğreneceksin sevmeyi? Bir annenin çocuğunu sevmesini düşün, oradan koşulsuzluğu öğren. Sevmek nedir diye öğreneceksen, vermenin mutluluğunu keşfetmelisin, almanın kolaylığını değil. Düşünemiyorsan bir annenin nasıl koşulsuz sevdiğini, anlayamıyorsan o sevgiyi, seviyorum demeyi kendine zül kabul edeceksin, seviyorum diye birinin karşısına çıkmaya utanacaksın.

Karşılıksız sevebilmeyi beceremiyorsan arkadaş sevmenin yoluna çıkmayacaksın, sevilmeyi bekleyene umut olmayacaksın.
Toprak gibi sevmelisin, sevdiğin senin baharında çiçeğe durmalı, rengarenk, koku yaymalı dalga dalga.

Sevmelisin, bir hastanın gün ışığını sevdiği gibi, bir çaresizin umudu sevdiği gibi, kurumuş bir toprağın yağmuru sevdiği gibi, bir yetimin başının okşanışını sevdiği gibi.
Beyaz bir kar örtüsünün tüm siyahlıkları örttüğü gibi, sevdiğini beyazla örtecek yüreğin yoksa, sabah karanlığının şafağı aydınlattığı gibi sevdiğini aydınlatmayacaksan, seviyorum deyip ortaya çıkmayacaksın.

Sen böyle ol, sen bu kadar samimi ol, sen bu kadar büyük çık yola, o yolda senide bu kadar büyük sevene rastlayacaksın. Kaçak seversen, kaçak severler, ucundan seversen, ucundan severler, yalandan sever gibi yaparsan, sever gibi yaparlar. Sonra da isyana hakkın olmaz.