Bir Kuymak Hikayesi
Yazarlar // 30 Ağustos 2017 Çarşamba 01:30

Suat BAŞARAN

Eski zamanlarda…
Bir kuymak ustası varmış… İlk zamanlar epeyce beğeneni varmış yaptığı kuymağın… Zamanla eleştirilir olmuş… Kimi eski tadı alamadığından yakınmış, kimi de bıkkınlık verdiğinden…
Önce, “Ustayı değiştirelim” demişler; “yeni usta yeni tat demektir”… Değiştirememişler… Usta’nın kuymaktaki ustalığı vasatın altındaymış; fakat ustalığını korumadaki mahareti dillere destanmış…
Nice usta adayını, usta yamağı yaparak sürdürmüştü ustalığını…
Nice usta adayını ise palazlanmadan aşevinin dışına atıvermişti…
Ustanın manevraları dayanılacak gibi değilmiş anlayacağınız…
Derken, “Madem ki, ustayı değiştirme ihtimalimiz yok, yeni bir aşevi açalım” sesleri yükselmeye başlamış...
“Yeni bir ustaya yeni bir aşevi yakışır” diyerek pekiştirilmiş yükselen sesler…
“Bu yeterli değil” diye karşılık verilmiş: “Yeni bir usta, yeni bir aşevi ve tabii ki yeni bir yemek…”
Sesler daha da yükselmiş:” Evet! Evet! Yeni bir yemek”… “Kuymak bir bölgenin yemeğidir, biz herkese hitap etmeliyiz…” 
Sonunda aşevi açılmış…
Herkes malzemeleri yeni aşevine taşımaya başlamış…
Dağ gibi yığılmış malzemeler…
Usta malzemelere göz atmış: Mısır unu, tereyağı, peynir…
Başka bir şey yok…
Bir malzemelere bakmış, bir de karşısında kendisinden başka bir yemek bekleyen insanlara… 
Ağzından gayri ihtiyari şu sözler dökülmüş:
“Gerçekten başka bir yemek istediğinizden emin misiniz?”
*****
Kıssa bu, hisseyi alan alır inşallah!..
Yoksa, ustaya da yazık olur, umutlara da…