Bir Kriz Daha Yaşanmasın
Yazarlar // 26 Kasım 2019 Salı 21:19

Ragıp GÖKER

Samsunspor’da İsmail Uyanık’ın ’’Bırakıyorum’’ açıklamasının ardından oluşan iki başlı yönetim krizi, Samsunspor Futbol Kulübü AŞ’nin Başkanı Yüksel Yıldırım'ın, gündeme bomba gibi düşen açıklamalarıyla son bulacak mı?
Bunu herkes merak ediyor.
Bu durumun hiç yaşanmamasını dilerdim açıkça.
Yüksel Yıldırım da söyledi ama İsmail Uyanık ve Yüksel Yıldırım’ın Samsunspor’daki yolları ilk defa şirketleşme aşamasında kesişmedi.
Çok eskiye dayanan bir birlikteliktir bu.
Ve fakat
Buna rağmen, oluşan yönetim krizi de dün çıkmış değil aslında.
İkili arasındaki görüş ayrılığı, başarısızlıkla sonuçlanan geçen sezonun ardından patladı.
Samsunspor Hasbi Menteşoğlu dönemi dışında her dönemde para sorunuyla boğuşmuştu.
Şirketleşme sonucu Yüksel Yıldırım’ın para yağdırmasına rağmen, Samsunspor bir türlü huzura kavuşamadı.
Dünkü basın toplantısında ‘’Ben buraya çapa attım’’ diyen Yüksel Yıldırım’ın, ‘’Samsunspor Avrupa kupalarında oynayacak bir takım olacak‘’ açıklamasıyla kesenin ağzını daha da açacağı anlaşılıyor.
Çinliler, ‘’Kriz demek aynı zamanda fırsat demektir’’ diyorlar ya.
Bu krizden Samsunspor için yeni fırsatların doğacağı anlaşılıyor ama durum öyle günlük, güneşlik de değil hani.
Bir tarafta Samsunspor Kulübü Derneği var ki, onun başkanı hala İsmail Uyanık.
Bir tarafta da şirketleşme ile Yüksel Yıldırım’a satılmış Futbol Şubesi var.
Adı da Samsunspor Futbol Kulübü AŞ’dir.
Başkanı da Yüksel Yıldırım’dır.
Yüksel Yıldırım’ın Başkanı olduğu Samsunspor Futbol Kulübü AŞ ile Samsunspor Kulübü Derneği arasında görmezden gelinemeyecek organik bir bağ var.
Kulüp binası ve bütün tesisler, Samsunspor Kulübü Derneğine ait zira.
Futbol kulübü, kullandığı tesisler ve kulüp binası için derneğe kira ödüyor.
Bütün masraflarını da şirket karşılıyor.
Bu nedenle futboldaki iki başlılık son bulmuş olsa da, fiiliyatta hala iki başlı bir yönetim var aslında.
Kira ve tüm masraflar, şirket tarafından ödendiği sürece sorun çıkmaz diye düşünülebilir ama iki başkan arasında ipler, onarılmayacak derecede koptuğu için iki yapı arasında ileri de bir sorun yaşanmayacağını da kimse garanti edemez.
Bu da yeni bir kriz demektir ki, bunun olmasını kimse istemez.
Samsunspor’un futbol şubesi, kongre kararıyla özelleşerek satılmış olsa da, Yüksel Yıldırım ve İsmail Uyanık arasında ortaklık, Uyanık’ın sözleşmeyi imzalamaması nedeniyle tam olarak kurulamamış.
Yüksel Yıldırım’ın ‘’Tamamını ben verdim’’ dediği para da çok büyük.
Yüz milyon liradan söz ediyoruz.
Yine Yıldırım’ın açıklamasından bu paranın 40 - 50 milyon lirası da borçlara gittiği için geriye dönüşü de mümkün değil.
O 100 Milyon lira şirket adına harcandığı için temlik de konamayacak.
Yüksel Yıldırım da, özellikle borca harcananlar için ‘’Çöpe gitti’’ diyor zaten.
Yüz milyon lira.
Büyük para ama ‘’Şampiyon yapmadan ve Avrupa’da oynayacak bir takım kurmadan bir yere gitmeyeceğim’’ dediğine göre Yıldırım’ın Samsunspor için harcayacağı paranın daha da fazla olacağı anlaşılıyor.
İsmail Uyanık, yenildiğini kabul edip kenara çekilecek yapıda biri hiç olmadı.
Demokrasiye inananmış biri olarak Samsunspor kongresi tarafından seçilmiş bir başkan olduğu için de, ‘’Çekil artık’’ diyemem.
Beklenen bu olsa da, bunu kimsenin söyleyeceğini de zannetmem.
Ne yapacağına ancak İsmail Uyanık karar verir ama Samsunspor’un artık huzura ihtiyacı var.
Bir kriz daha yaşanmasın.
O vakit herkesin üzerine düşeni yapması beklenir.
Öyle değil mi...