Benim Bayramlarım
Yazarlar // 24 Haziran 2017 Cumartesi 19:37

Ragıp GÖKER

‘Haminne’ tanımını kitaplardan öğrendim.
Çünkü Rahmetli Babaanne’me de, mahallemizdeki yaşlı Hanım Nine’lere de ‘’Büyükana’’ derdim.
Sadece doğup büyüdüğüm köyümde değil, köyden kente göçtüğümüz yoksul mahallede Hanim Nineler bizim için ‘Buyükana’ idi.
Ve bu sadece bana özgü de değildi, yaşıtlarımın tamamı, mahallenin yaşlı kadınlarına ‘’Büyükana‘’ derdi.
Köyde de, yoksul mahallede de eşittik.
Sosyal statü farkı yoktu.
Mahallemizin en zengininin evi iki, ya da bilmedin üç katlıydı.
Yamalı değildi giysilerimiz ama temizdi.
Kıyafetlerimiz bir birine denkti.
Haminnelerin bayramlarda çocuklara mendil içinde harçlık verdiklerini, ya kitaplarda okurduk, ya da filmlerde izlerdik.
Bizim bayramların hediyesi şekerdi.
Halkalı şekeri bilen var mı aranızda.
Bayramda en çok halkalı şeker ikram edilirdi.
Bana hiç mendil veren de olmadı, mendil içinde bayram harçlığı da.
Bizim eve bayramlarda şeker ve lokum alınırdı.
El öpmelerde en pahalı bayram hediyesi ucuz çikolataydı.
Çocuklara da, çikolata verildiği evi bir birimize söylerdik.
O çikolatadan almak için bir Büyükana’nın elini üç kere öptüğümü bilirim.
Zengini de, yoksulu da bütçesine göre çocuklarına bayram hediyesi almıştır.
Bayram sabahı giyeceğiniz pabuçları ve giysileri, başucun koyarak uyumayan kaç kişi vardır aramızda.
Bayram sevinci aslında zengin çocukları için de aynıdır, yoksul çocukları içinde.
Bayram günü verilen bayram hediyesidir.
Alındığı mağazalar ve fiyatları farklıdır sadece.
Çocuklarda uyandırdığı coşku aynıdır ama.
Keşke bütün günlerimiz bayram tadında geçse.
Barış içinde yaşasak.
Kınalı Kuzularımız, nereden geldiği belli olmayan kurşun ve şarapnel parçalarının hedefi olmasa.
Kamu kaynaklarından payımıza düşeni alabilsek.
Adaletin terazisi herkesi eşit tartsa.
İyi bayramlar.