Bayram Tadında Yaşamak
Yazarlar // 31 Ağustos 2017 Perşembe 01:32

Ragıp GÖKER

Behçet Necatigil’in ‘’anlamaz çağ ince ayrıntıları / kalın gürültülerde’’ dediği gibi bayram sevinçlerimizi de, kalın gürültülere kurban ediyoruz galiba.
Yarın bayram.
Kurbanlar kesilecek.
Dargınlar barışacak.
Ki; barışmalıdır bu vesileyle.
‘’Bayram gelmiş neyime..’’ demem elbette ama siz ne hissediyorsunuz bilmem ancak, benim hiç heyecanım yok.
Oysa eskiden, günler öncesinden, bütün benliğimi tatlı bir heyecan sarardı.
Allah selamet versin, bugünlerde mesanesinde baş gösteren bir illetle boğuşan babacığım, bir işçi maaşıyla büyüttü beni ve üç kardeşimi.
O işçi maaşıyla, bir ev aldı.
Yetmedi, kimimiz okuduk, kimimiz hayata erken atıldık ama hepimizi öyle veya böyle hayata hazırladı aslında.
Öyle her bayram, ayrı hediyeler alamadı bize babamız.
Ama buna rağmen kurban kesmeyi hiç ihmal etmedi.
Babam için kurban kanı akıtmak, çocuklarına hediye alıp, onları mutlu etmekten daha önemliydi sanırım.
Henüz 11 yaşındaydım.
Köyden kente göçtüğümüz ilk yıl, o işçi maaşından artırdıklarıyla kurban parası biriktirmişti Babam ama bayrama bir hafta kala bodrum katındaki evimize giren bir hırsız, o parayı çalınca babamın ne kadar üzüldüğünü hatırlarım.
Aradan 50 yıla yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen, o sene kurban kesilmediği için, komşularımızdan biri tarafından evimize gönderilen kurban payını alan Anne ve Babamın döktükleri gözyaşını unutmam hala.
Kurban kesmenin ilahi bir emir olup olmadığına dair tartışmalar bugün bile yapılıyor ama biz kurban kesmenin önemini, kurban kanının kutsallığından daha önce, anne ve babamızın döktükleri gözyaşında öğrenmiştik.
Yoksulluğun pençesinde büyümüş olmamıza rağmen her bayram, tarifi mümkün olmayan sevinçler yaşardım.
Bugün nedense hiç heyecanlanamıyorum.
Siyasetçilerin bitmez, tükenmez ihtiraslarının neden olduğu gergin ortamın bir sonucu mudur yoksa, on yıllardır bitmeyen terör belasının oluşturduğu gerilim mi bilmem ama bayram geldi diye şu sıralar hiç sevinemiyorum nedense.
Kalın gürültüler, bir mendil ve bir çorap gibi hediyelere sevinip, mutu olmak gibi ince ayrıntıları yok etmiş olabilir..
Kim bilir…
Oysa günlerimizin bayram tadında geçmesini isterdim..
İyi bayramlar dilerim yine de..