Barışa Hudeybiye'den bakmak
Yazarlar // 17 Ocak 2013 Perşembe 16:05

Suat BAŞARAN

Gerçi  'barış'a odaklandırılmış Türkiye’de her meşrep için açılmış 'meşruiyet' pencereleri vardı…

 Işık(!) yeterli gelmemiş olacak ki, Sayın Gülen’in basına yansıyan demeciyle,'barış'a yeni bir pencere daha açıldı:

 Hudeybiye penceresi…

 Ne de olsa fazla pencere göz çıkartmaz!..

 *****

 Bu yeni pencere ile, bizlere 'şer' gibi gözükenlerin içinde aslında 'hayr’ın saklı olduğuna işaret ediliyor…

 Tıpkı Hudeybiye’nin içindeki hikmet gibi…

 Tamam da biz bu anlaşmanın hangi tarafındayız?

 Acaba Melleler de 'öteki taraf'a aynı nasihati ediyor mudur?

 *****

 Demecin 'iki tarafı keskin bıçak' olmasını bir yana bırakırsak, içindeki mantığa da söyleyecek bir sözümüz yok..

 Ancak göz ardı edilen bir şey var…

 Çok hayati bir nokta…

 Yani  anlaşmanın arkasındaki akıl ve irade…

 

*****

 Mevcut iktidar ve peşine takılanlar son on yıldır, daha evvelki siyasî akılın yanlışlığını anlatıp durmuyor muydu?

 Yıllar yılı 'devlet'in yanlış yaptığı, kendilerinin bu yanlışı düzelteceklerini…

 Demek ki ‘devlet’ yanlış yapabiliyormuş!..

 Şimdi bunlar da ‘devlet’…Ya bunlarınki de yanlışsa?

 Yarın yeni bir siyasî iradenin gelip şimdikilerin hainliğini(!) ortaya koyarsa ne yapacağız?

 *****

 Evet, Sayın Gülen’e pencere enflasyonuyla boğuştuğumuz bu süreçte açtığı yeni pencere için teşekkür ediyoruz!..

 Göz aşınmayacağına göre, bir de bu pencereden bakmayı sorun etmeyiz!..

 Hadi, bir eline ayı, bir eline güneşi verseler bile dâvâdan vaz geçmemeyi tarihî bir gerçek değil, Mekke şehir efsanesi sayalım hatır için!..

 Fakat ne olur onlar da bizi anlasın…

 Bizim takılıp kaldığımız salt içerik değil…

 Bizim derdimiz siyasî akıl…

 Bu işi yürütenlere güvenmiyoruz…

 İşin özeti bu...

 Hudeybiye’yi örnek verenler, bir de o anlaşmanın arkasındaki irade ve inceliğe de işaret edebilseydi keşke...