Balkan Kültürü ve Tarihi
Yazarlar // 04 Aralık 2016 Pazar 07:54

Ragıp GÖKER

Aralarında başbakanlığın da bulunduğu birçok kurumun desteğiyle dün Samsun’da başlayan ve iki gün sürecek kongrede konuşulanlar ilgi çekici olsa da buna Samsunlu mübadillerin ilgi göstermemesi şaşırtıcıydı.
Salon’da Trabzon orijinli Bafralı mübadil damadı Recep Yılmaz’ı görünce, ‘’Nerede senin bu kayınçolar’’ diye takıldım.
Ben ‘’Etli kazan pilavı ola herkes gelirdi’’ diye düşünürken,  Recep Yılmaz daha iyi niyetliydi ‘’Bugün gelmediler ama yarın gelirler’’ dedi.
Mübadil damadı olduğu için mi bilmem ama anadan, babadan mübadil olsam da Recep’in balkan kültürüne benden daha ilgili olmasına gıptayla bakarım.
Akın Üner’in yönettiği kongrenin açılışındaki özel oturumda konuşan Kosova Kamu Düzeni Bakanı Mahir Yağcılar, tarihin kuşaklar arasında köprü görevi yapmasının yanı sıra, doğru yazılmaması durumunda kuşakları bir birinden koparabileceğini söylemesi önemliydi mesela.
Bu sözün gerçekten altını çizmek gerekir.
Tarihçilere büyük görev düşüyor.
Tarihi yazmayı, tarihçilere bırakmalıyız.
Çünkü gerçekleri ancak tarih yazar.
İki gün sürecek kongrede. Akın Üner’in yönetimindeki özel oturumun yanı sıra,
Mübadele ve Balkanlar, Balkanlarda Türk Halk Bilimi, Balkanlarda Tarih, Balkanlarda Arkeoloji, Balkanlarda Felsefe, Balkanlarda Sanat Tarihi, Balkanlarda Türk Edebiyatı, Balkanlarda Tarih, Balkanlarda Sosyoloji ve Psikoloji konulu oturumlarda toplam 42 bildiri sunulacak.
Balkanlar bizim için çok önemlidir.
Cumhuriyeti kuran kadroların neredeyse tamamına yakını Balkanlarda yetişmiş yürekleri vatan sevisiyle dolu yetim çocuklarıdır
Yarınımızın güvende olmasını sağlamak adına, vatan bildiğimiz ve bunun için gözyaşı döktüğümüz o toprakları neden kaybettiğimizi unutmayalım.
Bunun üzerine kafa yoralım.
O nedenle bu kongre önemlidir.
‘’Biz onların kilislerini onarıyoruz ama onlar bizim camilerimizi onarmıyor’’ gibi sözler, hamasi duygularımızı kabartır belki ama faydası olmaz.
Balkan devletlerindeki hükümetlerin hasmane tutumunu da çok önemsemem, zira onlar ne düşünürse düşünsün, cami ne kadar bizimse, kilise de, havrada, sinagogda ve hatta manastır da bizimdir.
Her biri kültür hazinemizdir.
Bin yıllardır bu topraklardayız.
Bin yıllar boyunca da bu topraklarda kalacağız.
Bu arada aynı amaca hizmet eden dernekler arasındaki çekişmeye de bir an önce son verelim.
Aynı şeyleri söylüyorsunuz ama neden farklı çatı altındasınız bunu anlamakta da zorlanıyorum.