Bahar Başlayacaktı Ankara'da
Yazarlar // 04 Nisan 2019 Perşembe 23:20

Ragıp GÖKER

İlyas Kubilay Yavuz, 10. dakikada golümüzü attığında, ilk gençlik yıllarımda Rıza Polat Akkoyunlu’nun dilime pelesenk ettiğim ‘bende kalan mektuplar’’ adlı şiirindeki Bahar başladı nokta noktam/ Ankara'da bahar. Şeklindeki dizelerini hatırladım ve gol yediğimiz o dakikaya kadar tekrarladım durdum.

Bende kalan mektuplar, sevgiliye yazılmış bir aşk şiiridir.

Bu maç yazısını, sevgiliye yazılmış bir mektup tadında yazmak isterdim bende.

Değil mi ki, Samsunspor da benim için vazgeçemediğim ve asla vazgeçmeyeceğim sevgilidir.

Olmadı.

Sevgiliyle vuslatımız bir başka bahara kaldı.

Ki; O vuslat şampiyonluktur.

Vuslat benim ve sevgilimin elinde değil artık maalesef.

Bundan sonraki her maçı kazansak bile o vuslatın gerçekleşmesi ne yazık ki Keçiörengücü takımının yapacağı haytaya bağlıdır.

Neden kazanamadık?

Bu sorunun cevabı şu olsa gerek:

Çok istemedik bence.

Oysa iyi başlamıştık oyuna.

İlyas Kubilay Yavuz, kaleciyle karşı karşıya kaldığı o ikinci pozisyonda golü yapabilseydi, Keçiören’in direnci de kırılacaktı.

Maçın kader anı o pozisyondur.

Ki; o dakikadan sonra bizi sahamıza hapsettiler.

Sahanın her yerinde, kırmızılar vardı.

O kadar çok koşuyorlar ki, bizden hep fazla göründüler sahada.

İsmet Taşdemir, Erhan Şentürk’e neden bu kadar tahammül etti anlamakta zorlanıyorum.

Sanırım, Oğuz Gürbulak’ın erken sarı kartı nedeniyle oyuncu değişikliği konusundaki hamle zenginliğini kaybetti.

İlyas Kubilay Yavuz dışında orta alanda topa basıp, pas yapabilen oyuncumuz yoktu. İki hücumcumuz da ileri de top tutamayınca, kendi sahamızdan ileriye vurulan her topla, yeniden kalemize geldiler.

Çıkarken sürekli uzun top yapma nedenimiz de, Keçiörengücü takımının 70 dakika boyunca uyguladığı amansız baskıyı kırma konusundaki başarısızlığımızdır.

Kazansaydık, bizim için de Mart’ın sonu bahar olacaktı sahiden.

Olmadı.

Zaten hak etmedik.

Oysa bahar başlayacaktı Ankara’da.