Aynı hikaye
Yazarlar // 07 Kasım 2012 Çarşamba 07:24

Suat BAŞARAN

Eğer bir mümin “Aynı delikten iki kere ısırılmaz" ise bizler neyiz?
Hemen hemen son otuz yılı büyük iç çekişmeler ve haksız suçlamalar içinde geçmiş bir hareketin bu süreci yaşamış insanlar eliyle aynı hatalara zorlanması neyle izah edilebilir?
Sedece feraset mi?

*****

Yine ortalık toz duman…
Ne oluyor Allah aşkınıza!
Savaşa mı gidiyoruz ve karşımızda düşman kuvvetleri mi var?

*****

Önümüzde duran Büyük Kurultay'dır ve "Ben bu işi daha iyi yaparım" iddiasındaki arkadaşlarımız Büyük Kurultay delegelerini kendileri lehinde irade beyanında bulunmaya ikna için çalışıyorlar…
Yani 'bizim için, bizim partimizi daha iyi noktaya taşımak için' bir yarıştır söz konusu olan…
Ne mavi kuvvetler var ortada, ne de kırmızı…
Soğuk savaş çoktan bitti, yeni bir konsept ve yeni bir dünya var karşımızda duran…
Belki insanlıkla yaşıt olan bir büyük mücadelenin yeni argümanlarla devamı…
Dünya meramını yeni bir dille anlatıyorsa, biz de muhtevaya dokunmadan yeni kelimeleri bulabilmeliyiz demek ki…

*****

Öncelikle de yeni bir üslup…
Suçlamayan, mahkûm etmeyen anlamaya çalışan bir üslup…
Her bir ülkücünün 'değerli' ve de 'gerekli' olduğuna inanan ve bu inancın gereğini yerine getiren bir üslup…

*****

Ne merkezde kalan, ne de bizimle olanlar farklı değildir inanın!
'İyi ülkücü' testi yapmanın anlamı yok bu sebeple…
Etrafınıza bir bakınız!
Sizler de bunu çok yakından müşahade edeceksiniz…
Genel Başkan’a her türlü hakareti yapıp onun yanına gidenler olduğu gibi, ona kırk takla atıp şimdi başka yerlerde kapılananlar yok mu?
Bu işin bir yönü…
İşin bir de diğer yönü var:
Lütfen kendinize sorunuz… Bugün yanında durduğunuz insan hakkında, bir yıl evvel ne düşünüyordunuz?
Sonra da aşağıdaki soruyu cevaplandırınız:
Sizin için 'doğru' olan diğerleri için neden 'doğru' olmasın?
Siz samimiyseniz, onlar da samimidir…
Bir ülkücü sırf bizimle aynı siyaseti benimsediği için 'iyi' olamayacağı gibi, karşımızda yer aldığı için 'kötü' olmaz…
Onun için terkedelim artık insanları 'samimiyet testi'ne tabi tutmayı…
İddiamız, mevcudun hareketi kötü yönettiğidir…
Bu iddiamızın üzerinde yükseldiği en önemli delillerden biri de şu anki yönetimin ülkücüye 'kara çalma' metodu değil mi?
O zaman biz de aynı metodla işe başlarsak, diğer iddialarımız ne derece inandırıcı olabilir?