Atila Kaya’nın Açıklaması Üzerine Notlar…
Yazarlar // 01 Haziran 2018 Cuma 23:45

Suat BAŞARAN

Sayın Atila Kaya birkaç yıldır sürdürdüğü tutumuna paralel bir basın açıklaması yaptı...

Ve beklenen oldu...

“Parti sana emanet” çizgisinden bir anda hain(!)liğe terfisi tescillendi...

Atila Kaya’ya cevap vermekten sorumlu zat, onun nasıl bir kripto ülkücü olduğunu anında tespit etti...

Doğu Perinçek ile ilişkiliymiş üstelik...

*****

Aslında parti proğram ve tüzüğünü ihlal eden parti üst yönetimi...

Halen yürürlükte olan ve 2009 Büyük Kurultayında kabul edilmiş olan tüzük ve proğram ortada...

En azından son kurultayda parti tüzük ve proğramını yeni görüşe uygun hale getirselerdi, işte o zaman bizleri -parti tüzük ve proğramına karşı gelmekle -suçlamaları mümkün olurdu...
Yapmadılar. –Gizlice(!) değiştirildiyse bilemeyiz elbette-...

Şimdi, alay eder gibi, -kendi tüzük ve proğramları hilâfına hareketle-; suç işlemeleri yetmezmiş gibi, bizleri de suça teşvik ediyorlar...

*****

Oysa, gerçekten meseleye ciddi yaklaşsalardı, yeni duruma göre en azından bir tüzük ve proğram tadilâtı yapabilirlerdi...

Ortada gerçekten bir beka sorunu varsa, bununla ilgili MHP’nin somut çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşır, slogan ve hamasete sığınma ihtiyacı hissetmezlerdi...

Hem beka sorunu olduğu söyleniyor, hem de icrada olmayacağımızın altı çiziliyor...

Dışarıdan akıl vererek mi müdahil olacağız işlere?

*****

Öyle anlaşılıyor ki, kendine oluşturduğu steril alandan çıkmak istemeyen pasifist bir zihniyetin, sığınmak istediği tek liman: Gizem…

“Aksakallılar”, “aksaçlılar”, “derinler”, gibi masallara inananların oluşturduğu yekûn işini kolaylaştırıyor...

Mevcut iktidara halen kin duyan bir kitle de “Tayyib’e tuzak kuruyoruz”a zaten bütün kalbiyle teşne…

Dolayısıyla, komplo teoricilere gün doğuyor.
İttifakları kazanırsa, sorun yok...

Kaybederse, kendisi kaybettirmenin mimarı olacak...

Bu kadar edilgen durmanın tek mantıklı açıklaması bu…

*****

Bizim elimiz kolumuz bağlı...

Mevcut yapıya muhalif olanların büyük bir çoğunluğu ayrıldı...

Şu an muhalifler olarak azınlıktayız partide...

Ve kabul edelim ki, ayrıştık… Muvaffıklarla temel bir yaklaşım farkımız ortaya çıktı:
Bizler fikri esas alıyoruz; onlar lideri...

Liderin bir bildiğinin olduğuna inanıyorlar...

Bu noktada onları suçlamak insafsızlık...

Yılların uygulamalarına bakılırsa çok da yanlış yerde değiller...

Liderin yanındayken farklı, ayrılınca farklı tutum geliştirenlerin kötü tecrübeleri ortadayken, ideolojik çıkışların karşılık bulması zorlaşıyor elbette…

*****

Fakat o arkadaşlardan bir hakkın teslimini beklemek de hakkımız olsa gerek:
Görevden alındıktan ya da şahsi isteği yerine getirilmediği için muhalefet yapanlarla, ilkeleri gereği bulunduğu makamları terkedenleri ayırt etmeleri gerekir...

Atila Kaya işte tam da bu nedenlerle övgüyü hak ediyor...

O, ona çemkiren bir çoğunun, uğrunda ruhunu satacağı makamları elinin tersiyle itmesini bilmiştir...

*****

Görünen o ki, samimi olarak liderin bir bildiğinin olduğuna inanan arkadaşlarla bu aşamada birbirimizi ikna etmemiz oldukça zor...

Ve anlaşılan, bu seçimde herbirimiz önceliklerimiz doğrultusunda konumlanacak, kimimiz lideri, kimimiz fikri esas alacağız...

Bu aşamada karşılıklı suçlamalar sorunları daha da girift hale getirmekten başka bir işe yaramıyor... Hele ortalıkta bu kadar fetbaz varken…

Onun için , zamana bırakmak gerekiyor... Nasıl olsa bir ay içinde sonuçları göreceğiz...

O zaman oturur yeniden konuşuruz...

O zamana kadar, içimizdeki fetbazlara dikkat edelim yeter...

*****

Evet! Zaman her şeyin ilâcıdır…

Şimdilik bırakalım, MHP hepimizin “gökyüzü” olarak kalsın!..

Kişilik fukaralarının gökyüzümüzü zehirlemelerine müsaade etmeyelim yeter…

Yarın bugünden farklı olacak, hem de çok farklı...