Asla Anlaşamayacağız..
Yazarlar // 12 Ocak 2015 Pazartesi 00:00

Suat BAŞARAN

Asla anlaşamayacağız.
Ne âyet, ne hadis ne de evrensel kurallar.
Asla anlaşamayacağız.
Karşı karşıya olduğumuz olgu, bir grup asabiyesidir.
Kazanan ve kazanımlarını kaybetmek istemeyen bir grubun asabiyesi.
Ve bu grubun ustalıkla yönlerdirdiği muazzam bir kitle.
*****
Bu kitle, hırsızlığın da, yolsuzluğun da, adaletsizliğin de farkındadır.
Ancak şunun da farkındadır:
Kendilerini suçlayanların birçoğu diğerlerinden farklı değil.
Çocukları saçma bir başörtüsü yasağı sebebiyle mağdur edilirken, katsayı tuzağıyla istikballeriyle oynanırken bugün adalet diye haykıranların çoğundan ses çıkmıyordu.
Kendilerine cüzzamlı muamelesi yapanların, onları aşağılayanların tepe taklak olmasından haz duyuyorlar doğal olarak.
Yılların dışlanmışlığı kazanılan yeni statülere sımsıkı sarılmalarına sebebiyet veriyor.
Ne pahasına olursa olsun tekrar eski konumlarına dönmeye niyetleri yok.
*****
Her şeyin farkındalar. Ayakkabı kutularının da, kol saatlerinin de yolsuzlukların da.
Umurlarında değil mi?
Elbette üzülüyorlar.
Elbette onlar da rahatsızlar.
Ancak iktidara saldırırken kendilerine “makarnacı, avantacı, bidon kafa” suçlamaları yapanların yanında olamayacaklarını da biliyorlar.
Halkı suçlamaktan yıllar yılı bıkmayan “o kafa” nın, iktidarı eline geçirdiğinde yeniden ülkeyi “eskiye” döndüreceğinden eminler.
*****
Bu acı gerçeği görmek durumundayız.
Parçalanmış bir toplum var karşımızda.
Her parça değerleri kendince tev’il ettiğinden lâfzı aynı olsa da anlamı değiştirilmiş değerlerdir söz konusu olan.
Kur’an örneği ortadadır.
Kaç grup, mezhep, cemaat; aynı metinden hareketle birbirlerinin kanına ekmek doğramıyor mu?
*****
Karşı karşıya olduğumuz sorun, değerlere atıflarda bulunarak üstesinden gelinecek bir dert değil.
Tek yol muhataplarımızla gönül bağı kurabilmektir.
Tek yol “sizi anlıyorum” diyebilmek, yüreğini açabilmektir.
Bütün kazanımların birlikte daha iyiye taşınabileceğine ikna etmek;“Yeni”nin yeterli olmadığını “Yepyeni Türkiye”yi inşa etmenin mümkün olduğuna inandırabilmektir.
*****
Aksi halde asla anlaşamayacağız.
Sözlerimiz anlamsız kelime yığınları olarak bir kulaklarından girip ötekinden çıkacak;
Bizlere ise millete yabancılaşmanın kahredici yalnızlığı düşecek…