Afiyet olsun
Yazarlar // 24 Eylül 2012 Pazartesi 07:32

Suat BAŞARAN

“ Hoca’”  güneşli bir günde elinde kocaman bir karpuz bir çınar ağacının altına gelmiş…
Karpuzu ortadan kesmiş, iki taraftan göbeğe yakın kısımlarını çıkarmış ve afiyetle yemiş…
Yemeğin bitişini küçük abtestinin sıkıştırması takip etmiş haliyle…
Hocamızın karnı tok keyfi yerinde ya; geri kalan karpuzun üzerine bevletmiş…
Sonra da uyuya kalmış
Akşama doğru uyanmış…
Uyanmış ama, karnı da yeniden açıkmış…
Gözleri karpuzun geri kalan kısmına kaymış…
Hani tokken üzerine küçük abtestini yaptığı karpuz kabuklarına dikmiş gözlerini…
“Buna değmiş, buna değmemiş” derken, geri kalan karpuzun tamamını afiyetle yemiş…

*****

Mide meselesidir bu…
Kimse karışamaz…
Bazıları da tükürdüğü yüzü yalamayı sever…
Önce tükürür sonra yalar…
Dedik ya mide meselesi…
Lâfım sözüm, yalatana değil; yalayanadır… Yalanan ne yapsın;  Tabii ki tükürük tükürene yalattırılır…
Afiyet şeker olsun!
Yazı bu kadar; gerisi yok…
Anlayan anlamıştır…
Anlamayan, zaten ömrünün sonuna kadar bir şey anlamayacak demektir…
Varsın, bunu da anlamasın…